Writen by
birhabersin
Pazar, Ocak 05, 2014
-
0
Comments
Nisan
2012’de kurulan Eskişehir Bilim Deney Merkezi, çocukları erken
yaşlarda bilimle tanıştırmayı amaçlıyor. Eskişehir Büyükşehir
Belediyesi Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi’nin
yöneticiliğini yürüten Didem Aydınmakina ile merkezin kuruluşu
ve bugüne kadar yapılanlar hakkında bir sohbet gerçekleştirdik.
Bilimle
çocukları erken yaşta tanıştırmak amacıyla kurulan Eskişehir
Bilim
Deney Merkezi Türkiye'deki
tek örnek olarak gösteriliyor.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıl
kurulan bu merkezde sizi,
Albert Einstein, Marie Curie, Isaac Newton, İskenderiyeli Hypatia ve
Ali Kuşcu gibi bilim tarihi açısından önemli isimler
karşılayabilir.
Dünyamızın
ve yaşamın oluşumuyla ilgili bilgilendirme aldıktan
sonra animatronik dinozorların yer
aldığı bölümde dinozorların yaşam hikayelerini ve yok oluş
dönemini merkezde bilim iletişimcisi görevlisinden
dinliyebilirsiniz.Son
olarak, ses deneyleri, basınç deneyleri, yer yüzeyi deneyleri, el
becerisi ve dikkat, gösteri, optik deneyleri, denge mekanik
deneylerinin gerçekleştirildiği ve içerisinde 100 civarında
deney aleti ve deney seti sizi çok
şaşırtabilir.

Eskişehir Bilim Deney Merkezinin kurulma amacından ve bilim merkezinde yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?
Eskişehir Büyükşehir
Belediyesi, bireylerde bilimsel bakış açısının geliştirilmesi,
yaşam boyu öğrenme ve yaratıcı düşünme becerilerinin
geliştirilmesi gibi amaçlarla 2012 yılının Nisan ayında Bilim
Deney Merkezi ve Uzay Evi’ni kurdu. Açıldığından bu yana bilim
turları, uzay evi gösterimleri, uzay sohbetleri, bilim gösterileri,
atölyeler ve çeşitli organizasyonlar gerçekleştiriliyor.
''Suya girmeden yüzme,deneysiz
bilim öğrenilemez''
Deney yapmak neden bu kadar
önemli ?
Bir bebek yürümeyi düşe kalka
öğrenir. Yüzmek, suyun içinde yaşayarak öğrenilir. Kişi,
suyun içine girip deneyimlemeden, yüzebiliyorum diyemez, kendisine
güvenemez. Bilimi deneyimlemek için de aynı evreler geçerli.
Uygulama alanı olan ortamlar yaratılmazsa bilginin sorgulaması
yapılamaz. Anlamak için sorgulayabilmek, sorgulayabilmek için ise
bir sonuca varmadan gerçeğin peşine düşmek gereklidir.
Sokrates’in dediği gibi; “İnsanlık, tarih boyunca doğru
soruları soran ve bu soruların peşinden giden insanların çabaları
ile gelişmiştir”.
Bilim ve Sanat Merkezi’nde çocuk atölyelerinin de olduğunu gördük. Çocuk atölyeleri
hangi başlıklarda
sürdürülüyor, bu atölyelerden beklentiniz nedir?
Fen Bilimleri, uzay-astronomi,
sanat-bilim ilişkisi temalarından oluşan “Bilim Fırtınası”,
“Sanatın Bilimcesi”, “Orada Bir Uzay Var”, “Arım Balım
Polenim”, “Çatlak Patlak Yusyuvarlak”, “Yıldızların
Altında” başlıklı atölye programlarımız, yaz ve kış
döneminde 5-14 yaş grubu çocuklarla buluştu. Bu atölye
programlarıyla; ördeklerin ayaklarının neden perdeli olduğunu,
futbolcuların neden krampon giydiğini, bir şekerin ne kadar
enerjiye sahip olduğunu, güneşin içine kaç tane dünya
sığdığını, yıldızların kalbine dünyada dokunmanın mümkün
olduğunu, kendi DNA’mızı ayrıştırabilip, hatta kolye olarak
taşıyabileceğimizi, sürtünme kuvvetinin, rüzgar enerjisinin
sanat ile nasıl görülebilir hale geldiğini deneyimleyebiliyoruz.
Bu atölye programları ileçocuklarda merak uyandıracak, onların
bilimden keyif almalarını sağlayacak, öğrenmeye daha fazla istek
yaratacak, çevrelerinde karşılaştıkları olaylar ile ilgili
farkındalıklarını artıracak, sorgulatacak uygulamalarla, hayal
dünyalarına bilimin rengini katmayı amaçlıyoruz.
Atölye programında “Sanatın
Bilimcesi” isimli bir başlık görüyoruz.
Acaba renklerin
yanında seslerin de duyulması daha etkileyici olmaz mıydı
?
“Sanatın Bilimcesi”
atölyesinde arka planda çalan müzik eşliğinde bilim, plastik
sanatlar çalışmalarıyla renkleniyor. Sanat, müzik, tasarım,
spor, mutfak, doğa gibi her türlü konuyu atölyelerde bilim ile
birleştirebilirsiniz. Yaşamın içinde bilimin ne kadar
kullanıldığı, her türlü konu başlığı altında sunulabilir.
Çeşitlendirmenin sonu yok. Sizin, ekibinizin potansiyeli ve hayal
gücüne bağlı. 14 ay önce açılan merkezimizi 82 bin kişi
ziyaret ederek bilim turlarına katılmış, uzay evinde yer alan
gösterimlerden faydalanmış ve 5-14 yaş grubunda bulanan 436
çocuk, tatil dönemlerinde açılan atölyelerimizden faydalanmış.
Ancak kısa, orta ve uzun dönem hedeflerine ulaşırken adım adım
ilerlememiz gerekiyor. 2013 yaz atölyelerinde çocuklarımız daha
da çeşitlenen nice sürprizlerle karşılaşacak.
Gezici deney merkezleri ya da bilim merkezine daha fazla öğrencinin, hatta başka şehirlerden öğrencinin katılımını sağlamak gibi planlarınız var mıdır?
Gezici deney merkezleri, içinde
barındırdığı deney aletleri, odalar ve yaşam alanlarının
kapasitesi doğrultusunda çocukları bilimin eğlenceli yüzü ile
buluşturmayı hedefliyor. Eğitmenlerin zengin anlatımları ile
desteklendiğinde, bilim merkezine bizzat ulaşamayan çocuklar ve
öğretmenler için ortaya başarılı bir tablo çıkıyor. Nisan
2012 tarihinden bu yana, ulaştığımız kişi sayısı, tematik
deney aletlerine geniş alanlarda erişim kolaylığı, merkezin çok
amaçlı kullanımı, merkezden uzak noktalardan gelen okul sayıları,
devam eden ziyaretçi talebi bizlere güç veriyor. Gezici deney
merkezini hayata geçirmek ulaşmak istediğimiz hedefler arasında.
Sadece adım adım ilerleyerek, var olan kaynakları optimum seviyede
ziyaretçilerle buluşturmak en öncelikli hedefimiz.



Hiç yorum yok
Yorum Gönder