Son Haberler

Dropdown Menu

.

4 Kasım 2015 Çarşamba

İlk Motosikletli Türk Gezgin ''Osman Gürsoy''



İlk motorsikletli türk gezgini

İşte 1960’larda aldığı Vespa motosikletiyle dünyanın çevresini beş kez dolaşacak kadar yol yapan Ordulu Osman Gürsoy’un hikayesi…1978’de Amerikalılar, Osman Gürsoy'un sıcaktan otomobil aksamlarının eridiği Teksas çölünü bir günde geçmesi karşısında küçük dillerini yutar. Osman Gürsoy 1969’da yenilediği bu motoruyla Ordu-Londra arasını 19 kez kat etmiş, Londra’ya her dönüşünde ayrı bir yoldan giderek, Arnavutluk ve Finlandiya dışında tüm Avrupa’yı gezmiş, Motorunu uçağa koyup Amerika’ya gitmiş, 50 günde New York’tan Seattle’a ABD’yi ve Montreal’e kadar Kanada’yı dolaşmış, bugüne kadar toplam 180 bin kilometre aşıp, dünyanın çevresini beş kez dolaşacak kadar yol yapmış, gezilerinde 3 bin saat motor üzerinde kalarak Sekiz ton yakıt, 350 kilo yağ harcamış ve Arizona Çölü’nü bile geçmişti. 
                                                  
İLK MOTOSİKLETLİ TÜRK GEZGİNİ








ÇOBANLIKTAN DÜNYA TURUNA
Osman Gürsoy’un kaderini, 1946 yılında ilkokulu bitirmesinin ardından başladığı sanat enstitüsünde yakalandığı zatürre hastalığı değiştirir. 2 ay sonra okulu bırakmak zorunda kalır ve inek çobanlığı yapmaya başlar. Fakat aklı hep okulda okumaktadır. Çobanlık yaparken bulduğu gazete yapraklarını okur. Bir gün amcasının oğlu kendisine Türkçe-İngilizce bir kitap verir. O kitap sayesinde, ilk İngilizce kelimeleri öğrenir.İngilizce’ye olan merakı ve dünyanın çeşitli yerlerinden edindiği mektup arkadaşları sayesinde dilini iletletir.Yalova’ya taşınırlar. İngilizcesi sayesinde NATO üstündeki bir lokalde garsonluk yapmaya başlar.1959’dan itibaren 4.5 yıl çalıştığı bu lokalde İngilizcesini daha da ilerletir.İlk motosiklet deneyimlerini Yalova’da yaşar. Bir bisiklete 50cc.’lik (Dem marka) bir motor monte ederek 40.000 km yol yapar. Yalova’dan Kuşadası’na oradan İstanbul’a gezinirken bir keresinde ayağı yerden kesilir. Nazik motoru, bir rüzgâr neticesinde dayandığı ağaçtan kurtularak yakındaki göle uçar. Gürsoy motosiklet konusunda o kadar maharetlidir ki, aracını kurutup tamir eder ve yeniden kullanmaya devam eder. 
1960 LARDA AMERİKA
                                                                                          
DÜNYAYI BEŞ KEZ TURLADI 
Bir arkadaşı aracılığı ile İngiltere’deki bir firmaya iş başvurusunda bulunur ve 1960’ların başında İngiltere’ye çalışmaya gider. İngiltere’de ilk tanıştığı isimlerden birisi motosiklet tamircisi Hary Pendır olur. Ondan çok şey öğrenir. O yıllarda, kısa gezilere çıkmak için ikinci el bir Vespa motosiklet satın alır. 1969’da yenilediği motoruyla Ordu-Londra arasını 19 kez kat eder. Londra’ya her dönüşünde ayrı bir yoldan giderek, Arnavutluk ve Finlandiya dışında tüm Avrupa’yı gezer. Motorunu uçağa koyup Amerika’ya gider. 50 günde New York’tan Seattle’a ABD’yi ve Montreal’e kadar Kanada’yı dolaşır. Bugüne kadar toplam 180 bin kilometre aşıp, dünyanın çevresini beş kez dolaşacak kadar yol yapar. Gezilerinde, 3 bin saat motor üzerinde kalır. Sekiz ton yakıt, 350 kilo yağ harcar. Gürsoy, Arizona Çölü’nü bile geçer. Dünyayı deniz, kara ve havadan turlayan çoktur. Ama bunu yıllık izinlere sığdıran, üstelik altı beygirlik şehir motosikletiyle, profesyonel yardım almadan yapan nadir gezginlerden biridir Osman Gürsoy. 180 bin kilometrelik yolculuğu Vespa üreticilerini bile şaşırtır, ona yepyeni bir motosiklet hediye ederler. Yine de 70 yıllık yaşamının 36 yılında kullandığı eski motoru hâlâ elinin altında. O yıllarda Türkiye’ye tatile motoruyla gelmeye başlar. Bir kez eşini de yanına alır. Her tatil önce Yalova’daki evlerine sonra da Ordu’daki ailelerini ziyarete giderler. Tatil dönüşü eşi Cevriye’yi trene bindirip her seferinde farklı bir yoldan gider. 


vespa motor
ARİZONA VE TEKSAS ÇÖLÜNDE BİR VESPA

ABD’yi görmeye kafasına koyar. 1978’de işyerinden üç ay izin alır. Fakat ABD hükümetinden vize alamaz. Büyükelçiliğe bir mektup yazar. Büyükelçilik kısa sürede ziyaretiniz olumlu cevap verir ve ABD seyahati başlar. Vespa’sını paketleyip New York’a gönderir. Ardından kendi atlar uçağa. Motorunu teslim alırken görevlilerin alaylarına muhatap olsa da yılmaz, bir kamyona yükleyip en yakın servis istasyonunun yolunu tutar. Colombia, Florida-Miami, Atlanta, Tenessee, Alabama, Arkansas ve Dallas’tan sonra Teksas’a varır. Yolda Vespa bayilerine uğrar. Çılgın Türk’ü gören bayiler ihtiyacı olan parçaları ücretsiz verir. Sıcaktan otomobil aksamlarının eridiği Teksas çölünü bir günde geçer, Los Angeles’tan sonra San Francisco’ya varır. Hayatının en büyük korkularını San Fransisco’da yaşar. Kent köprülerle doludur ve her birinde yol ızgaralardan oluşmuştur. Vespa’nın küçük tekerleklerini zıplarken zaptetmek çok zorlanır. Seattle’dan sonra Kanada sınırına vardığında hiç de hoş karşılanmaz. ‘Nereye?’ diye soran gümrük memuru, ‘Ülkenin bir başından öbür başına’ cevabını alınca bir Vespa’ya bir de üstündekine bakar. Pasaporta damgayı vurur. Turunu tamamlayıp New York’a döner. Motosikletini teslim etmek için havaalanının kargo bölümüne girdiğinde, 50 gün önce müstehzi ifadeyle karşılayan görevli donup kalır. Gürsoy’un motorunu kendi eliyle kargoya hazırlar.



ÇÖLÜ GEÇERKEN 'TÜRKİYE'NİN SESİ'NİN DİNLEMİŞ

Osman Gürsoy seyahatlerinde kendi yaptığı iki metreye yakın antenle “Türkiye’nin Sesi” radyosunu kaskının içinden dinler. Ayrıca bu düzenek sayesinde kendi yaptığı “intercomla” kasklı halde arkasına oturan ikinci kişi ile konuşabilmekte imiş. Yine motosikletine yerleştirdiği kısa dalga adaptörü ile dünyanın dört bir tarafını dinleyebildiği 13 dalgalı radyo ve ses cihazına, bir de mikrofon takar. Bu sayede gezileri boyunca gezdiği yerlerle ilgili izlenimlerini, evlerinde kaldığı kişilerin düşüncelerini toplam 60 kasete kaydeder. Motosikletinin solunda çamurluğun üzerindeki bölmede nerdeyse tam bir motor yapacak kadar malzeme bulundururmuş. Çok sevdiği Vespa motorunun saati her bin kilometreyi devirmek üzereyken en son “9” yavaş yavaş yuvarlanmaya başladığında asker selamı yaparak dokuzun hareketini tamamlamasını bekler ve bu hareketi her 1000 kilometrede yapmayı gelenek haline getirir.


      MACERA TÜRKİYE’DE BİTTİ

Osman Gürsoy, bir süre daha Türkiye’ye motoruyla gelip gitmeyi sürdürür. 1980’de Güney Avrupa yolundan dönüşü sırasında İtalya’da Vespa fabrikasına uğrar. Motoru görüp, macerasını dinleyen yetkililer şaşırır. Ona yepyeni bir Vespa göndereceklerini söylerler. 1981’de yeni motoru Londra’dadır. Fabrika geleneklerini bozmayarak, sadece alüminyum parası olan 200 sterlin alarak, Gürsoy’a yeni motorunu verir. Ama alışkanlıklarından ve sahip olduklarından asla vazgeçmeyen Gürsoy, yeni motorunu pek kullanmak istemez. Altı ay sonra yenisini satar ve emektar motoruna binmeyi sürdürür.Osman Gürsoy, 1986’da motorunu, minibüse yükleyerek Türkiye’ye getirir. Yaşadığı maceraları anlatıp, sadece hatırası için Türkiye’ye soktuğunu belirten bir yazıyla Gümrük Bakanlığı’ndan muafiyet ister. Reddedilince 160 bin lira ödeyerek, motorunu yurda sokar. Önceleri Yalova’daki evinde duran motoru daha sonra Ordu’ya getirir. Şimdilerde ise Boztepe’den şehir merkezine sekiz dakika süren yolculuklar dışında motorunu kullanmıyor. 


« PREV
NEXT »

1 yorum

  1. Hi! I've Ƅee reɑding your site for a while now and finally got the bravery to go ahead and givе you a shout out from Austin Tx!

    Just wanted to tell you keep up the ɡоod work!

    Also visit mу web blog ... woolrich oslo - ,

    YanıtlaSil