Writen by
birhabersin
Pazar, Mart 16, 2014
-
0
Comments
İskenderin
kayıp kabilesi Kalaşlar:
Pakistan’ın kuzeyinde, Afganistan sınırında yaşayan Kalaşlarne fiziksel görünüşleri ne de gelenekleri
ile komşularına benziyor. Çünkü onların geçmişi çok uzaktan, Makedonya’dan bu topraklara gelen büyük İskender’in ordusuna dayanıyor.
BÜYÜK İSKENDER’İN ORDUSUNUN SOYUNDAN GELDİKLERİNE
İNANIYORLAR
Kalaşlar,
fiziksel görünüşleri, inançları ve gelenekleriyle bölgede yaşayan diğer
halklardan farklılık gösteriyor. M.Ö. 2. yüzyılda Asya’yı fethetmek için Makedonya’dan yola çıkan Büyük İskender, Afganistan’da iki yıl kaldıktan
sonra Çin’e geçmeye çalışırken Hindikuş dağlarında ölmüştü. Kalaşlar, Büyük
İskender’in bu son seferinde bölgede kalan ordusunun soyundan geldiklerine
inanıyor.
“İskenderin kayıp kabilesi” adıyla da tanınan
Kalaşlar, Kalaş Vadisi boyunca uzanan Bamburet, Bartik, Trokal ve Aniş
köylerinde yüzlerce yıldır Müslümanlarla bir arada yaşıyor. Kalaşlar’ın
nüfusunun 4-5 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Kalaş Vadisindeki köylerde
6 binden fazla Müslüman da bulunuyor.
Atalarına
ait Hint-Avrupa dil ailesinden “Burruşeski”
dilini konuşan Kalaşlar, Müslüman nüfusla, Çitralce ve Urduca konuşarak
anlaşıyor. Burruşeski, UNESCO tarafından tehlike altında olan diller listesinde
yer alıyor.
KAFİRİSTAN
Dini
inançlarında ve yaşam tarzlarında tabiat olaylarının büyük etkisi olan Kalaşlar çok tanrılı dine inanıyor. Zau (Güneş) ve Di
Zaus (Tabiat), Kalaşlar’ın iki büyük tanrısı olarak kabul ediliyor. Şamanizmle
benzerlik gösteren bu dinin, Hinduizm, Zerdüşlük ve mitolojilerin etkisiyle,
zamanla değişime uğradığı belirtiliyor.
En uzun gün ve gecelerinde tanrılarına
ibadet eden ve atalarına kurban kesen Kalaşlar inançları gereği ilkbahar,
sonbahar ve kış ortasında üç bayram kutluyor. Bölgede yaşayan Müslüman halkın
“Kafir” olarak nitelediği Kalaşlar’ın yaşadıkları bölge de, “Kafirler ülkesi”
anlamına gelen “Kafiristan” olarak biliniyor.
Çetin
coğrafi yapısı nedeniyle geçen yüzyıla kadar bilinmeyen bölge, 1895 yılında Afganistan emiriAbdurrahman Han tarafından ele geçirilmiş ve
bölgenin ismi Nuristan (Işık
ülkesi) olarak değiştirilmiş olmasına rağmen bu isim yaygın olarak
kullanılmıyor.
İÇKİ, ESRAR YAYGIN
Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı ve içine
kapalı yaşam sürdüren Kalaşlar, iki bin yıl öncesine dayanan kültürlerini,
dillerini ve inançlarını korumayı başarmış bir topluluk olarak biliniyor.
Afgan ve
Pakistan’da hakim olan kültürlerin tersine içki,
esrar kullanan ve farklı bir cinsellik anlayışı bulunan Kalaşlar’da,
evlilik çağı ergenlikle birlikte başlıyor. Erkekler, ergenliğe ulaşınca kutlama
amacıyla köyden alınıp uzak yaylalara götürülüyor. Bu yaylarda beslenen genç
erkekler köye dönünce, ergenliğe ulaşmış kızlar arasından birini seçip beraber
oluyor.
İçki,
esrar, eşcinselliğin yaygın olması ve kadınların diledikleri zaman eş
değiştirmesi nedeniyle, Afganistanlılar tarafından sapkın toplum ilan edilip
“kafir” ismi verilen Kalaşlar, günümüzde yaklaşık 3 bin nüfusa sahipler. İlgi
çekici ayrıntı ise olan ise halk tarafından Kâfiristan olarak anılan bölge
isminin, Afganistan’ı 1880-1901 yılları arasında yöneten Abdurrahman Han
tarafından 1895’de ‘Nuristan’ yani Işık Ülkesi olarak değiştirilmiş olması.
Sosyal
hayatta kadınların da erkekler kadar haklara sahip olduğu Kalaşlar’da, eşini
seçme hakkına sahip olan erkekler istediği zaman eşini boşayamıyor. Kadınların ise, istediği zaman eşini değiştirme hakkı bulunuyor.
Eşini değiştirmek isteyen kadınlar, beğendikleri erkeğe mektup yazarak evlenme
teklif ediyor ve evliliğin gerçekleşmesi için erkeğe başlık parası ödüyor.
Güzellikleriyle ünlenmiş Kalaş kadınları,
giyimlerine çok özen gösteriyor. Erkeğe çekici görünmek için renkli ve süslü
kıyafetler giyen Kalaş kadınları, yüzlerine ve ellerine makyaj ve dövme
yapıyor. Günlük hayatta rengarenk boncuklarla süslenmiş, işlemeli, siyah veya
beyaz kaftanlar giyen Kalaş kadınlarını, erkekler, giydikleri kıyafete ve
kıyafetin rengine göre tanıyor.
Özel günlerin dışında bölgede yaşayan Müslüman
halkla aynı kıyafetleri giyen Kalaşlı erkekler ise, şapkalarına taktıkları kuş
tüyü veya çiçeklerle diğer halklardan ayrılıyor.
TARIM VE HAYVANCILIKLA GEÇİNİYORLAR
Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Kalaşlar,
dağları delerek inşa ettikleri su kanallarıyla taraçalar halindeki arazilerini
suluyor, verimli topraklarında tahıl, sebze ve meyve yetiştiriyor. Hayatlarında
önemli bir yeri olan içki ve uyuşturucuyu da üzüm ve kenevirden elde ediyor.
Hayvancılığın fazla yaygın olmadığı bölgede et ve süt ihtiyacını karşılamak
için az sayıda keçi de besleniyor.
Yüzlerce yıldan beri bölgenin yönetimine,
ticaretine ve güvenliğine hakim olan Müslümanlarla aynı köylerde sorunsuz
olarak yaşayan Kalaşlar’ın bir kısmının, zaman içinde Müslümanlığı seçmiş
olduğu belirtiliyor.


Hiç yorum yok
Yorum Gönder