Writen by
birhabersin
Salı, Aralık 23, 2014
-
0
Comments
Selçuklu
devlet teşkilatın planlayıcısı, Nizamiye medreselerinin kurucusu, Siyasetname
adlı şaheserin yazarı, Haşhaşileri dize getiren devlet adamı ve Büyük Selçuklu
Devleti’nin koca veziri Nizamülmülk’ün baş döndürücü hayat hikâyesi ‘Vezir’ ile
yazıldı.
Siyasi
tarihimizde büyük padişahların yepyeni bir çığır açtıklarını, devleti ve
toplumu bambaşka mecralara taşıdıklarını biliriz. Alparslan, Fatih Sultan
Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, bu meyanda ilk planda akla
gelen padişahlardır. Ama sadece padişahlar damga vurmamışlardır tarihimize;
zaman zaman padişahları da gölgede bırakırcasına büyük devlet adamları,
vezirler, komutanlar, kendi isimlerini yazdırmışlardır yaşadıkları döneme.
Osmanlı’da
Sokullu Mehmet Paşa, Halil ve Ali Paşalarıyla Çandarlılar, 17. yüzyılda
Köprülüler, padişahları aşan bir şöhrete, başarıya ve güce erişmişlerdir.
Selçuklu tarihinde de bu payeye erişebilen zirve bir isimdir Nizamülmülk.
Kendisi pek çok açıdan yaşadığı çağa damga vurmuş, getirdiği yenilikler
yüzyıllarca sürmüş, devlet yönetiminde belirlediği standartlar yaygın uygulama
hâline gelmiştir.
Mürsel
Gündoğdu, Nesil Yayınları arasında çıkan Vezir adlı romanında bu büyük devlet
adamının hayatını romanlaştırdı. Tarih kitaplarını okumak bazen sıkıcı ve zor
gelebilir, ancak Mürsel Gündoğdu’nun akıcı üslubu ve Nizamülmülk’ün olağanüstü
ve çarpıcı hayat hikâyesiyle rahat okunur ve zevkli bir eser ortaya çıktı.
HAŞHAŞİLERİN KORKTUĞU DEVLET ADAMI
Roman,
Nizamülmülk’ün suikasta uğradığı Bağdat seferiyle başlıyor. İlk bölümün
suikastı konu edinmesinin romana heyecan kattığı söylenebilir. İkinci bölümden
itibaren kronolojik sıra takip edilerek Nizamülmülk’ün hayatı, çocukluğundan
başlayarak anlatılıyor.
İlk
bölümde yer alan suikastçı Ebu Tahir Arrani’nin hançeri göğsüne sapladığı anda
Koca Vezir, dostlarının değil düşmanlarının eliyle şehadete ulaştığı için
seviniyordu. Selçuklu ülkesinde terör estiren Haşhaşilerle yaman bir mücadeleye
girişmişti Koca Vezir. Bu mücadeleye baş koymuş, nice tehditlere pabuç
bırakmamış, nice suikast girişimlerini önemsememişti. Çünkü adaletin hâkim
kılınması, Ehli Sünnet itikadının savunulması, barış ve huzurun korunması,
kendi hayatından daha değerliydi. Bunun bilinciyle hayatı pahasına doğru
bildiği yolda yürümeye devam etti.
Ancak
Nizamülmülk suikastı çok katmanlı, şaşırtıcı ve bugün bile hâlâ üzerindeki sis
perdesi tamamen kaldırılamamış bir olay. Suikastçının Haşhaşi olduğuna dair
iddialar bulunmakla birlikte suikastın arkasındaki karar vericinin Sultan
Melikşah olduğuna yönelik göz ardı edilemeyen varsayımlar da bulunmaktadır.
Nizamülmülk’ün
ölümü üzerindeki bu kadar spekülasyon, şüphesiz hayatının dolu dolu yaşanması
ve büyük işlere imza atması dolayısıyladır. Yoksa tarihte pek çok suikast
yaşanmış ancak bunların üzerinde bile durulmamıştır.
ÖRNEK BİR DEVLET ADAMI HİKAYESİ
Nizamülmülk’ün
en büyük ve kalıcı eserlerinden biri, kurduğu Nizamiye medreseleridir. Kendi
ismini alan medreseler, zamanın fitnelerine karşı Ehli Sünnet itikadını
savunmak, öğretmek ve yaymak için kuruldu. Bağdat Nizamiye medresesinin başında
da İmam Gazali gibi büyük bir âlim vardı.
Koca
Vezir, sadece bir devlet adamı değil, aynı zamanda eşine az rastlanır bir ilim
ehliydi. Siyasetname, devlet yönetiminin ve devlet adamlarının nasıl olması
gerektiğine yönelik, geçerliliğini yüzyıllarca sürdürecek olan bir şaheserdir.
Kısaca
özetlemek gerekirse… Haşhaşilerin can düşmanı, Nizamiye medreselerinin
kurucusu, Siyasetname adlı şaheserin yazarı, Selçuklu-Osmanlı devlet
teşkilatının planlayıcısı, Büyük Selçuklu Devleti’nin koca veziri
Nizamülmülk’ün baş döndürücü hayat hikâyesinin ele alındığı sürükleyici bir
romanla karşı karşıyayız. Siyasi entrikaların girdabında yuvalanan bir
suikastın elem verici sırrının dehlizlerinde dolaşan heyecan verici bir
serüven... Yaklaşık bin yıl önce yaşanmasına rağmen “Ne kadar da az şey
değişmiş!” dedirtecek benzerlikler…


Hiç yorum yok
Yorum Gönder