Writen by
birhabersin
Salı, Ocak 13, 2015
-
0
Comments
Alberto
Manguel, tarih boyunca gücü ele geçiren herkesin sansüre yeltendiğini ancak ayakta kalan
ve kazanananın hep sözcükler olduğunu belirtti. Kütüphanelerin de bir çeşit
sansür aracı olduğunu vurgulayan Manguel, dünyada herkes için yazılmış bir ya
da birden fazla paragraf olduğuna inandığını söyledi.
‘Alis Harikalar Diyarı’ndan yaptığı bir alıntı ile
dünyayı çılgın yetişkinlerin sahnesi olarak tanımlayan Alberto Manguel tarih
boyunca gücü ele geçiren herkesin sansüre yeltendiğini ancak hiçbirinin
başarılı olamadığını söyledi. Güçlü insanların çok fazla sorgulanmaktan
hoşlanmadıklarını ve bu sebeple yakarak, yok ederek, korkutarak ya da
susturarak sansür uygulamaya çalıştıklarını ifade eden Manguel, “Ancak bu çaba
eninde sonunda yazarların ellerinde bulundurdukları gücü hissetmelerini sağlar.
Tarih boyunca sözcükler ve metinler sansüre rağmen yaşamayı hep başarmıştır”
diye konuştu.
Kütüphaneler de bir
çeşit sansür mekanizmasıdır
Her kütüphanenin kendi içerisinde bir düzene sahip
olduğunu belirten Alberto Manguel,
yapılan sistematik kataloglamanın bir çeşit sansür olduğunu belirtti.
Kütüphanelerin kütüphanecilerin tercihleri doğrultusunda oluştuğunu ifade eden
Manguel “Her kütüphane kendisini düzenleyenin tercihlerinin gölgesini üzerine
taşır. Çünkü kataloglama işi yorumla yapılır. Bu bir gerekliliktir ancak bir
şekilde sizi yönlendirir ve tüm bilgilere aynı seviyede ulaşmanızı engeller. Bu
da bir nevi sansürdür” dedi.
Hayatta Herkes
İçin Yazılmış bir Paragraf Vardır
Dünya üzerinde herkes için yazılmış bir paragraf olduğuna
inandığını belirten Alberto Manguel şunları söyledi;“Sizi hiç tanımayan
herhangi bir yazarın bir kitabının bir sayfasında, bir paragraf mutlaka sizi
anlatıyordur. O birkaç satırla karşılaşınca “işte benim hikâyem” dersiniz. Bazı
şanslı insanlar bu paragrafı bulur, okur ve hafızalarına kazırlar. Benim kütüphanem
kitaplarla dolu ve her yerde, her koşulda okumaya devam etmeme rağmen pek çok
kitabı okumaya ömrümün yetmeyeceğini biliyorum. Ancak şunu da belirtmeliyim
kiben bana yazılan birden fazla paragrafa ulaşıp, okumayı başaran şanslı insanlardan
biriyim”
İlk Başta Tek
Gayem Görme Engelli Birine Yardım Etmekti
Hayatına yön veren Jorge Luis Borges ile genç
yaşlarında bir kitapçıda çalışırken tanıştığını belirten Alberto Manguel, Arjantinli
Ünlü Yazar ile olan hikâyesini şöyle sürdürdü; “Neredeyse hiç görmeyen Borges hikâyelerini
o kitapçıda yazıyordu. Yazdıklarını, geri dönüp kontrol edebilmek için benden
yardım isterdi. 1964-68 yılları arasında Borges’e kitap okumaları yaptım. İlk
başta tek gayem görmeyen bir adama yardım etmekti. Ancak onun bir zanaatkâr
gibi ürününü işleyişi ve okumaları yaparken bana devamlı sorduğu sorular, bana
hayatın formülünü öğretti. İlk başta ben de yazmaya çalıştım. Ancak
yazdıklarımın, okuyup beğendiğim yazarların yazdıkları kadar iyi olmadığını
görünce yazmayı bıraktım. Hangi kitabın iyi olduğuna okurların karar verdiğini
gördüm ve kitabın üzerinde yazardan çok okuyucunun etkisi olduğunu farketmem okuma
tarihi üzerine yaptığım çalışmaların başlangıcı oldu. Sadece yazabildiğimi
yazmak yerine, her okumak istediğimi okuyor ve yorumluyorum”


Hiç yorum yok
Yorum Gönder