Writen by
birhabersin
Cuma, Ocak 16, 2015
-
0
Comments
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. M. İhsan
Karaman, sosyal medyayı hem bilinçli hem de aktif kullanmanın mümkün olduğunu belirterek,
“Bunun için bilinç ve farkındalık en önde gelen tedbirlerdir. İlk olarak
özellikle gençlerimize sosyal medyanın sonsuz özgürlük olmadığı gerçeğini
benimsetmemiz gerekiyor” dedi.
Yeşilay Dergisi, son zamanlarda
adını sıkça duymaya başladığımız bir çeşit kaygı bozukluğu ve “gelişmeleri
kaçırma korkusuyla gereksiz yere pişmanlık duyma” davranışı olarak tanımlanFOMO’yu
yani, “Fear of MissingOut”,Türkçesi “Gelişmeleri Kaçırma Korkusu” hastalığını
ele aldı. Dergide, sosyal medya bağımlılığının artmasıyla birlikte yaygınlaşan
FOMO’nun tehlikelerine dikkat çekilerek, yeni bir durum olarak ortaya çıkan bu
hastalığın en önemli özelliğininise sürekli olarak diğer insanların neler
yaptığıyla ilgilenme arzusu doğurduğu ifade edildi.
Hastalık hakkında görüşlerine yer
verilen Depresyon ve Anksiyete Uzmanı Psikolog Zeynep Selvili ise bağımlı olup
olmama kavramını, şu sözlerle açıkladı: “Bir birey internet-sosyal medya ile
ilgili aşırı zihinsel uğraş içerisindeyse, sosyal medyayı aktif olarak
kullandığı süre içerisinde duygu durumunda değişiklik oluyorsa (kendini suçlu,
mutsuz, ümitsiz hissetme), internet-sosyal medyaya erişiminin olmadığı
zamanlarda yoksunluk belirtileri(duygusal ve fiziksel olarak nahoş septomlar)
çekiyorsa, internet-sosyal medya kullanımını azaltmak veya bırakmak adına
yaptığı tüm girişimleri boşa çıkıyor, başarısızlıkla sonuçlanıyorsa ve en
önemlisi internet-sosyal medya kullanımı yüzünden aile ve sosyal ilişkileri,
okul, iş hayatı zarar görüyorsa kişinin sosyal medya bağımlısı olduğundan şüphe
duyulabilir.”
Aslında
kaçan bir şey yok
Yeşilay Dergisi’nde FOMO’yla ilgili
görüşlerine yer verilen Yalçın Pembecioğlu da bunun kuşaklarla ilgili bir durum
olduğunu belirtiyor. Teknolojiye yeni adapte olmuş yetişkinler için bu durumun
çok büyük bir sorun olarak gözükmediğini ifade eden Pembecioğlu, “Yeni kuşak bu
dev akış içerisinde şunu çok iyi anladı: Önemli bilgi akışımda zaten karşıma
çıkacak.FOMO’ya karşı en önemli panzehir de bu bence. Aslında bir şey
kaçırmıyorsun, sen baktığında ne görüyorsan senin için önemli olan da o. Ama
sürekli elin telefona gittiğinde sorun başlıyor.Bunun dışında anlık paylaşım
uygulamaları (real time social medya) gelişmeleri kaçırma korkusunu yaşatıyor
bizlere. Bu uygulamalardaki içerikler,
paylaşıldıktan kısa bir süre sonra kendi kendilerine siliniyor. Arkadaşınızın
dün paylaştığı komik anı görüp gülüyorsunuz ve geçiyor. Bir daha geri dönüp
bakamıyorsunuz çünkü buna gerek de yok, artık bugün olanlara odaklanma zamanı.”
diye konuştu.
“Sosyal
medyayı bilinçli ve aktif kullanmak mümkün”
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı
Prof. Dr. M. İhsan Karaman, sosyal medya bağımlılarının sürekli akan ve
güncelliğini anında yitiren paylaşımlara maruz kaldığını belirterek, “Maalesef
insanlarımız da bu akıma kapılmış ve gerçek bilgiyi ayırt edemeyecek, bilgiye
ulaşmada kaynak taramasına gidemeyecek bir tembelliğe sürüklenmiştir” dedi.
Sosyal medyayı hem bilinçli hem de
aktif kullanmanın mümkün olduğunu ifade eden Karaman, şunları kaydetti: “Bunun
için bilinç ve farkındalık en önde gelen tedbirlerdir. İlk olarak özellikle
gençlerimize sosyal medyanın sonsuz özgürlük olmadığı gerçeğini benimsetmemiz
gerekir. Özellikle eğitim sistemimiz içerisinde teknolojinin doğru ve yararlı
kullanımı yanında, mahzurları üzerine de bir bilgilendirme yapmak zorundayız. Bu
açıdan başlattığımız Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM),
eğitim sistemindeki büyük bir açığı kapatacaktır. TBM ile her yaş grubundaki
öğrenciler, yaşlarına uygun içeriklerle verilecek olan eğitimlerle bağımlılık
alanında çok kaliteli bir eğitimden geçmiş olacaktır ki buna teknoloji de
dahildir. Yeşilay olarak hayatın her alanında olduğu gibi, sosyal medyanın
kullanımında da ölçülü olmayı öneriyor, herkesi daha az istismar ve kötülüğün
olduğu bir dünya için mücadele etmeye davet ediyoruz.”
.jpg)
Hiç yorum yok
Yorum Gönder