Writen by
birhabersin
Pazartesi, Ocak 12, 2015
-
0
Comments
Beslenme bozukluğu, hastalıklar, depresyon, uykusuzluk,
vitamin eksikliği, akıllı telefon ve bilgisayarlar unutkanlığa davetiye
çıkarıyor. Unutkanlığın yalnızca ileri yaşlarda değil gençler arasında
da sıkça görülmeye başladığını belirten TOBB ETÜ Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı
Doç. Dr. Erdal Eroğlu, erken teşhis ve tedavinin yanı sıra bellek check-up
yaptırmanın önemli olduğunu söyledi. Depresyonun gençler ve yaşlılarda
unutkanlık riskini artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Eroğlu, çoğunlukla sinsi
seyreden bellek kaybı (unutkanlık) ve sebepleri hakkında merak edilen birçok
soruya cevap verdi.
HAFIZA – BELLEK
Hafıza (bellek), bir insanın ömrü boyunca yaşadığı ya da
çeşitli yollardan öğrendiği bilgileri akılda tutabilme becerisidir. Hafıza,
sadece çevre hakkında kazandığınız tecrübe ve bilgilerin depolanması şeklinde değil,
aynı zamanda gerek duyulduğunda bu bilgilerin geri çağrılmasını da sağlar.
HER UNUTKANLIK
BUNAMA MIDIR?
Unutkanlık, bilgi ve becerileri hafızaya kayıtlamada ya da
hafızada depolanan bilgi ve tecrübelerin geri çağırılmasında yaşanan güçlükler
olarak tanımlanabilir.
Beynimizde yaklaşık elli milyar kadar hücre bulunmaktadır
ve bu hücreler birbirleriyle çok sayıda bağlantı kurar. Duyu organlarımızla
algıladığımız tüm bilgiler ve öğrendiklerimiz bu hücreler sayesinde kayıt ve
gerektiğinde de bilginin geri çağrılması sağlanmaktadır. Genetik faktörler,
kişinin yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve çevresel etmenler bir araya
gelerek beynimizin yaşlanma sürecini belirler. Tüm organlarımızda olduğu gibi
beynimiz de zaman içerisinde yaşlanır ve hücre kayıbına uğrar. Bu da bilişsel
fonksiyonlarımızın eskisi gibi güçlü olmasını engeller. Ancak bilgi ve
beceriler sürekli yenilendiğinde ve tekrarlandığında hafızada kalması ve
hatırlanması daha kolay olur. Aksi takdirde kullanılmayan bilgiler bellekten
silinir.
Unutkanlıklar kişinin günlük yaşam aktivitelerini, kişinin performansını ve sosyabilitesini bozmadığı sürece büyük bir sorun yaratmaz. Bunlardan birisinde aksama olduğunda sorunlar başlar ve mutlak tedavi edilmesi gerekir.
Her unutkanlık bunama anlamına gelmez. Unutkanlığın yanında diğer bilişsel fonksiyonlarımızın (öğrenme, oriantasyon, lisan fonksiyonları, kişilik değişiklikleri gibi) en az bir tanesinde daha bozukluk olmalı ve bu bozukluklar hastanın sosyal ve iş hayatını etkileyebilecek kadar şiddetli olmalıdır.
BİLGİSAYAR VE AKILLI TELEFONLAR
Unutkanlığın nedenleri oldukça fazladır. Genç popülasyonda unutkanlığa yol açan nedenlerin tamamı ileri yaşlarda da unutkanlığa yol açabilir. Ancak, sadece ileri yaşlarda görülen ve unutkanlığa yol açan bazı hastalıklar (Alzheimer hastalığı, frontotemporal demans gibi) genç yaşlarda unutkanlığa yol açmaz.
DEPRESYON VE UNUTKANLIK
Depresyon hem gençlerde hem de yaşlılarda unutkanlığa yol açan önemli nedenlerden birisidir. Tıp dilinde depresif psödodemans (depresyona bağlı yalancı demans) olarak adlandırılmaktadır. Bazen zaman içerisinde demansa depresyon da ilave olabilir. Depresyon, bilişsel fonksiyonlarda hafif bozukluklara yol açabileceği gibi ciddi düzeylerde de etkileyebilir. Depresyon erken tespit edilip tedavi edildiğinde “depresyona bağlı yalancı demans” da düzelmektedir.
SİNSİCE İLERLER
Bu her zaman için mümkün olmaz. Bellek bozukluğu bazen sinsi başlar ve erken dönemlerde hasta ve yakınları tarafından kolayca fark edilmeyebilir. Bellek bozukluğunun erken fark edilmesi önemlidir, çünkü bazı bellek bozukluklarının tedavisi mümkündür ve erken tespit edildiğinde tedaviye erken başlanılabilir. Bellek bozukluğunun erken dönemlerinde önce basit şeyler (isimleri hatırlamada zorlanma, evde ya da işyerinde koyduğu eşyalarını arama gibi ) unutulmaya başlar. Ancak, unutkanlık ve diğer bilişsel fonksiyonlardaki bozulma günlük yaşam aktivitelerini bozmaya başladığında ya da performansı düşmeye başladığında önem kazanır.
Unutkanlık genelde ileri yaşın sorunları olarak görülse de
günümüzde artık genç popülasyonda da unutkanlıklar artış göstermektedir.
Genç popülasyonda en sık unutkanlığa yol açan nedenler;
depresyon, anksiyete, yoğunluk, stres, kaygılar, gerekli/gereksiz birçok uyaran
ve bilgiye maruz kalma, uyku bozuklukları, vitamin B12, Folik asit, D3 vitamin
eksiklikleri, tiroid hormon bozuklukları, kafa travmaları, düzensiz yaşam
tarzı, yanlış beslenme alışkanlıkları ve çevresel toksik maddelere maruz kalma
sayılabilir. Ayrıca bellek fonksiyonlarımızın tembelliğine yol açan bilgisayar
ve akıllı telefonlar gibi teknolojiler de unutkanlığın önemli nedenlerinden
birisidir.
Yaşlılarda ise daha çok; Alzheimer hastalığı, vasküler
(damarsal) nedenli unutkanlıklar, Lewy cisimcikli demans (bunama), parkinson
hastalığı-demans kompleksi, normal basınçlı hidrosefali gibi nedenler bellek
fonksiyonlarında bozukluğa neden olduğu gibi, gençlerde unutkanlığa neden olan
faktörler de yaşlılarda hafıza bozukluklarına neden olabileceği
unutulmamalıdır.
Yaşla beraber mutluluk hormonu denilen “seratonin”
azalmaktadır. Bu nedenle “depresif yalancı demanslar” yaşlılarda daha fazla
görülmektedir. Mutlu bir şekilde yaşayan ve depresyondan uzak duran hastalarda
unutkanlık daha az ortaya çıkmaktadır.
Uzun süre depresyonda kalan ve tedavi edilmeyenlerde
yaşamın ileriki yıllarında Alzheimer hastalığına yakalanma riskleri
artmaktadır. Yani depresyon Alzheimer hastalığı için risk teşkil etmektedir.
Hatta uzun süre “depresif yalancı demans” nedeniyle takip edilen hastaların
yaklaşık %10-15’i kalıcı demansa dönüşebilmektedir. Bu nedenle depresyonun
tanısı konulduktan sonra hemen etkili tedaviye başlanmalıdır.
“Depresyona bağlı
yalancı demanslı hastalar”, kendileri doktora giderken, Alzheimer gibi demansı
olanlar yakınları tarafından doktora götürülür. Depresif hastalar unutkanlıklarını
abartılı gösterirler ve doktorun sorularına cevap verirken gayret göstermezler
ve genelde “bilmiyorum” kelimesini çok kullanırlar. Oysa gerçek demansı olan
hastalar sorulara doğru cevap verebilmek için olağanüstü gayret gösterirler.
UNUTKANLIK
CHECK-UP’I
Bellek fonksiyonlarımızın normal olduğunu düşünsek bile
unutkanlık check-up yaptırmamızda büyük yarar vardır. Bellek check-up
yaptırıldığında, normal bellek performans ölçümü yapılmış olacaktır ve bu da
ileride oluşabilecek bellek bozuklukları için referans olacaktır. Bazen de
unutkanlık check-up'ı ile olası bellek bozukluğunun
erken safhaları yakalanabilmektedir. Hangi yaşta olursanız olun ve özellikle 50
yaş üstündeki insanların mutlak unutkanlık check-up'ı yaptırmasında büyük fayda
vardır. Bilindiği üzere 65-85 yaş arası bunama riski her 5 yılda bir iki katına
çıkmaktadır. Unutmayınız ki, Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif
bunamalarda unutkanlık belirtisi ortaya çıkmadan yaklaşık 10-15 yıl önce
beyinde değişiklikler başlamaktadır. Ancak unutkanlık check-up’ı ile
erken dönemde silik de olsa bazı bulgulara tespit edilebilmektedir.
Unutkanlık check-up’ı ile kişilerin ruhsal durumu, oriantasyonu,
bellek fonksiyonları, anlama, kavrama, algılama, bilgileri öğrenme ve
hatırlayabilme fonksiyonları tespit edilebilmektedir. Bunun yanında kan
tetkikleriyle vücutta eksik-bozuk olan ve unutkanlığa yol açan parametreler
ortaya konulmakta, beyin görüntüleme (Beyin MRI) ve EEG (Elektroensefalografi)
ile de beyinde olabilecek anatomik ve fonksiyonel bozuklukların varlığı ya da yokluğu belirlenebilmektedir.

Hiç yorum yok
Yorum Gönder