Writen by
birhabersin
Pazartesi, Mart 02, 2015
-
0
Comments
Endonezya'nın doğu Java bölgesindeki Ljen volkanı bugünde oldukça aktif, aynı zamanda aktif bir işletme! Yerel işçiler her gün, önce dağın tepesine tırmanıp sonrada kraterin içine iniyorlar, çalışmak için... Yaptıkları iş sülfür madenciliği. Sülfür dünya çapında sanayide pek alanda kullanılan bir kimyasal, kibrit yapımı en yaygın kullanım alanlarından biri, bu madenden çıkarılan sülfür ise büyük oranda Endonezya'da şeker beyazlatmak için kullanılıyor.
Ljen dünyadaki sayılı volkanik sülfür madenlerinden biri, ve aktif bir volkanda çalışmanın zorluklarını hayal etmek oldukça zor. Fotoğrafçı Kevin McElvaney, Ljen Volkanı'nı 2001 yapımı "War Photographer" (Savaş Fotoğrafçısı) belgeselinde gördüğünü ve Ljen'i fotoğraflama isteğinin o anda başladığını söylüyor.
Geceleri mavimsi gazlar püskürten volkan turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor, sabaha karşı turistler çekildikten sonra gün doğumundan hemen önce sahneyi alan yerel madenciler güneşin sıcağı izin verdiği sürece çalıp kullandıkları basit kazma kürek aletlerle büyük kayaları kırıp taşıyabilecekleri hale getirdikten sonra bambudan yapılma sepetlerine yükleyip 2 saatlik bir yolculukla dağdan aşağı indiriyorlar.
Kasabaya getirdikleri sülfür kilosu 7 Cent'ten satılıyor, yaptıkları yolculuğa değmesi için bazen tek seferde sırtında 90 kilogram taşıyan işçiler hala güçleri kalmışsa kratere 4 saatlik yeni bir sefere çıkıyorlar ve elde ettikleri gelir 11 dolar.
Ljen'de çalışan işçiler için tehlike henüz kratere tırmanırken başlıyor. Kayalık dik yamaçlarda... Kraterin içindeki zehirli gazlar birkaç kez bile solusanız haftalarca öksürmenize yol açarken, işçiler zaman zaman gaz bulutlarının içinde kaybolup bayılıyorlar.
Bir an önce işlerini bitirip gitmeye çalışan bu işçilerin durup hikayelerini anlatmaya vakitleri yok, onların yerine güneş ve gazın dansıyla renkten renge giren yakıcı güzellikteki ortamın fotoğrafları anlatıyor hikayeyi... Dağdan sırtlarında yükleriyle inerken turistlere poz verdikleri gibi bir ortam değil kraterin içi...
Çeviri : Halil Küpeli







Hiç yorum yok
Yorum Gönder