Writen by
birhabersin
Perşembe, Mart 19, 2015
-
0
Comments
Kişilerin mutlu olmasının
iki temel koşulu olduğunu belirten psikiyatrist Prof.Dr. Nevzat Tarhan, “Birinci adım, kişinin
kendini tanıması, duygularını fark edip yönlendirmesi ve bunlar yardımıyla
harekete geçmesidir. İkincisi, diğer insanlarla iletişim kurması ve böylelikle
karşı tarafın duygularını fark etmesidir. Mutluluğu yakalamak doğru iletişime
bağlıdır.” dedi.
Birleşmiş Milletler (BM), dünya üzerindeki insanların mutluluğu hatırlamaları ve
kutlamaları için 2012 yılında 20 Mart'ı "Dünya Mutluluk Günü" olarak ilan etti. Başta BM Genel Merkezi'nin bulunduğu
ABD olmak üzere üye birçok ülkede eğitim, kültür ve sosyal faaliyetleriyle
kutlanan gün dolayısıyla çeşitli sivil toplum örgütleri, dernek ve kuruluşlar
mesaj ve kutlamalar yayınlıyor.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü
Prof.Dr. Nevzat Tarhan, insanın mutluluğu yakalamasında iki temel adım olduğunu
belirterek kişinin önce kendini tanımasını sonra da diğer insanlarla iletişim
kurmasını tavsiye etti. Mutluluğu yakalamanın doğru iletişime bağlı olduğunu
belirten Prof.Dr. Tarhan, şu önerilerde bulundu:
En sık başvuru mutsuzluktan!
“Mutluluğu
yakalamak doğru iletişime bağlıdır. Çünkü hiç kimse tek başına mesut olamaz. İnsanlar
ruh hekimlerine en çok mutsuzluk şikâyetiyle başvururlar. Bu sebeple
mesleğimizin amaçlarından birisi, toplumun huzuruna ve mutluluğuna katkıda
bulunmaktır. Mutsuzluğun en büyük sebeplerinden biri, onu yanlış yerlerde
aramaktır. İç huzurun yolunu bulmak için uzmana başvuran kişiye, “Senin
mutluluğun bu sahada değil, şu sahadadır” yönlendirmesi yapılarak, onun doğru
noktalara yönelmesi sağlanmalıdır. Mesela insan penceresinin önündeki gülleri
görmez de hayal ettiği bir gül bahçesine kavuşmak ister. Bu, mutluluğu yanlış
yerde aramak demektir.”
Modern
toplumun en büyük sorunu mutsuzluk!
Günümüzde modern toplumların en büyük sorununun mutsuzluğa
çözüm bulamamak olduğunu belirten Prof.Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi.
“İnsanların mutluluğa duydukları ihtiyaç, insanlığın var
edildiği günden başlar. Modern çağa kadar etkisini sürdüren ahlaki öğretiler,
insana mutlu olmak ile ilgili formüller sunmuştu. Ancak modern dönemin
öngördüğü yaşam tarzı, bu konudaki çaresizliğe çözüm üretemedi. Yaşadığımız
yüzyılda insanlar depresyona giriyor sonra da tedavi oluyorlar. Ama mutlu olmak
depresyondaki birinin tedavi olmasından daha farklıdır.
Mutluluğun
5 kriteri!
Mutluluğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve mesleki
parçalardan oluşan parametreleri olduğunu belirten Prof.Dr. Tarhan, gerçek
mutluluğu yakalamak için parametrelerin hepsinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Prof.Dr. Tarhan, şöyle devam etti:
“İnsanda acıdan kaçma eğilimi vardır. Batılı bilim
adamları insanı bağımlılığa iten üç genetik eğilimden bahsetmektedirler.
Bunlardan ilki, beyinde dopaminerjik sistemle çalışan yeniliği arama
davranışıyla ilgilidir. İkinci eğilim, serotoninerjik sistemle yürüyen zarardan
kaçma yönündedir. Üçüncüsü ise ödül bağımlılığıdır ve insanın hoşuna giden,
zevk aldığı şeyler bağlanmasını ifade eder. Bu içki, kumar olabileceği gibi
cinsellik, teknoloji ya da konfor bağımlılığı da olabilir. İnsanın mutluluğunda
bu meyillerin doğru merkeze yönlendirmesi esastır. Yoksa maceraya girer. Hatta
bir kişinin kendini değiştirme, geliştirme, radikal olma hali hep bu durumlarla
alakalıdır.
Mutlu olmak için, fark edip iyiye doğru gitmek gerekir.
Farkındalığın oluşması için biyolojimizi iyi tanımak işe yarayacaktır. Mesela,
mutluluğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve mesleki parçalardan oluşan
parametreleri vardır. Eğer gerçek mutluluğu yakalamak istiyorsak,
parametrelerin hepsini dikkate almak zorundayız. Bir insanın beden sağlığının
yerinde olması mutluluğun tesisi bakımından gereklilik taşır ama yetmez. Çünkü
zihinsel mutluluk da önemlidir. Tabii bunları bilmek tek başına yeterli
değildir. Mutluluğu hayata geçirmek, duygusal bakımdan desteklemek ve insan
ilişkilerine yansıtmak gerekir. Sosyal mutlulukta, aile ve dost çevresi,
mesleki mutlulukta iş çevresi ve iş hayatı ile uyum önemlidir. Bunların hepsi
insanın “mutluyum” demesinin beş ana kriterini oluşturur.”


Hiç yorum yok
Yorum Gönder