Writen by
birhabersin
Pazartesi, Mayıs 11, 2015
-
2
Comments
Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte fazla
kilolarda kurtulmak için diyetlere başlanırken spor salonları da kilo vermek
isteyenlerle dolup taşıyor. Bütün bir kış spordan uzak yaşayan kişilerin bir anda
yüksek tempoyla spora başlaması, başta eklem sakatlıkları olmak üzere farklı
birçok sağlık sorununa neden olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve
Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Aksoy, bilinçsiz yapılan sporun neden
olabileceği problemler hakkında bilgi verdi.
İnsanlar
yaşlanmak istemiyor
Spor yaparak form tutmak, vücudunu korumak ve
güzelleşmek isteyenlerin sayısı tüm dünyada arttığı gibi ülkemizde de
artmaktadır. Yapılan çalışmalarda 55 yaş sonrası spor salonlarına yazılan kişi sayısı
geçmiş yıllara oranla 4 kat artış göstermiştir. Yaşlanmak ve hasta olmak
istemeyen insanlar bir yandan da birbirlerine güzel görünmek arzusunu
taşımaktadır. Bunların yanı sıra obezite ve diyabet hastaları gibi tıbbın
zorunlu olarak spora yönlendirdiği bir insan grubu da bulunmaktadır.
Spor
yaparken sınırlarınızı bilin
Spor yaparken sakatlanmanın farklı sebepleri
bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi doğal yaşlanmadır. Vücudun kemik kas gibi
bütün yapısında bulunan kollajen maddesi 36 yaşından sonra azalmaktadır. Kollajen
maddesinin azalması yaşlanmayı beraberinde getirdiği gibi dokunun daha kırılgan
olması anlamına da gelmektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücuttaki kollajen
miktarında azalma yaşanırken, enflamasyon oranında ise tam tersi artış görülmektedir.
Midede, bağırsaklarda, damarlarda ve kaslarda iltihaplanma artmaktadır. Bu durum
spor yaralanmalarında artışa neden olabilmektedir. Profesyonel sporcular bile
bu yaşlarda jübile yapmaktadır. Belli bir yaşa gelindiği zaman sporu, kişinin sınırlarını
bilerek yapması, yaşanacak olası sakatlıkların önüne geçmektedir.
Hafta
içi iş, hafta sonu spor sakatlılara davetiye çıkarıyor
Spor yaralanmaların büyük kısmı aşırı
yüklenmelerden kaynaklanmaktadır. Haftanın beş günü ofiste çalışan kişiler,
kışın alınan kiloları vermek ve vücudu şekillendirmek için özellikle bahar
aylarında spora yüklenmektedir. Kişi hafta arası spor yapıyorsa bile bunu kilo
vermek amacıyla bir anda artırması sakatlığa neden olabilmektedir. Bu süreçte hiç
spor yapmayan bir kişinin bir anda ağır tempolu bir spora başlaması da
sakatlığı beraberinde getirmektedir. Hayatında hiç tenis oynamamış bir kişi,
tenis öğrendikten sonra iki günde bir saat tenis oynarken form tutmak için bunu
haftanın 4 günü üç saate çıkarırsa sakatlanma kaçınılmazdır. Bu durum yürüme,
koşma ya da yüzme gibi bütün spor dalları için de geçerlidir. Kişinin hangi
spora hangi yaşta başladığı da önemlidir. 10 yaşındaki bir çocuğun spora
başlamasıyla, 45 yaşında bir kişinin spora başlaması arasında farklar bulunmaktadır.
Vücudunuzu
tanıyarak spor yapın
Spor sakatlanmalarında vücuda yüklenmenin
yanında fiziki yetersizliklerde önemli bir yer tutmaktadır. Kişi anatomisine
uygun bir sporu yapmalıdır. Spora başlamaya karar veren çocuk ya da yetişkinin
mutlaka bir ortopedistin kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Yapılacak
kontrollerden sonra kişiye uygun sporun belirlenmesi önemlidir. Bunun yanı sıra
spor yaparken doğru ekipman kullanmak gerekmektedir. Yapılacak spor için
seçilen ayakkabının ya da tenis raketinin yanlış olması bile sakatlanmalara yol
açabilir.
Açık
havada spor yapmak sakatlanma riskini azaltıyor
D vitamini noksanlığı son 10 yıldır tıbbın en
çok uğraştığı sorunların başında gelmektedir. D vitaminin eksikliği erken
yaşlanmaya, kas ve tendonlardaki kolay kırılmalar, mide sıkıntıları, kalp ve şeker
hastalığı gibi birçok rahatsızlığa neden olabilmektedir. Bir kişi doktor
önerisiyle bile düzenli spor yapsa, eğer vücudunda D vitamini ve kollajen doku
eksikliği varsa, yaşıtlarına nazaran çok daha hassas bir yapıya sahip olur ve
tendon doku kopmaları sıklıkla görülür. Yalnızca gece ve spor salonlarında spor
yapan bir kişinin gün ışığından faydalanamadığını düşünürsek, yapılan spordan
alınan verim oldukça aza inmektedir. Spor salonunda da spor yapılabilir ama bu
yapılan spor D vitamininden eksik kalınmış bir şekilde gerçekleşecektir. Açık
havada yapılan spor, D vitamini alımını artıracağı için yaralanmaların
azalmasında da önemli bir etken olmaktadır.
Yaralanmalar
en çok diz ve ayak bileklerinde yaşanıyor
Spor yaralanmaları en çok diz ve ayak
bileğinde görülmektedir. Sonrasında omuz ve kalça gelmektedir. Uzun süre ara
verdikten sonra spora başlayacak kişilerin ekleme yük bindirecek sporlardan
mümkün olduğunca uzak durması gerekmektedir. Özellikle menopoza yakın dönemde
olan kadınların bu tarz sporları yapmamaları önemlidir. Bu açıdan bakıldığında en
ideal spor, düz yürüyüştür. Bunun yanında yüzmek de oldukça uygundur. Spora
başlarken ve spor yaparken dikkat edilmesi gereken durumlar da bulunmaktadır:
·
Özellikle
40 yaşından sonra spora başlamaya karar verenler mutlaka check-up
yaptırılmalıdır. Kan şekerinin ve vücut kitle indeksinin tespit
edilmesi gerekmektedir.
·
Yapılan
tetkiklerin sonuçları normal ise belirli bir program dahilinde düzenli spor
yapılmalıdır.
·
45
yaşına gelmiş bir kişi spora başlamaya karar verdiyse kolonoskopi ve endoskopi
yaptırması oldukça önemli bir durumdur.
·
Sporu
doğru zaman, ekipman ve doğru bir şekilde yapmak çok önemlidir. Spor programına
başlamadan önce kişinin vücut kimyasının incelenmesi ve kişinin uygun spor
programına başlaması gerekmektedir.
·
Sabah
6-8 arası ve öğleden sonra 4-7 arası spor için en uygun saatlerdir.
·
Eğimli
yerlerde yürümek ya da sürekli merdiven çıkmak sakatlanmalara neden
olabilmektedir. Yürüyüş bantlarında verilecek eğim spor yapmamış bir kişinin
diz, kalça ve belinde sorunlar çıkartabilmektedir.


Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilÇok doğru, 50 yaşın üstünde hele günde yarım saat yürüyüş bence yeter.
YanıtlaSil