Writen by
birhabersin
Çarşamba, Haziran 03, 2015
-
0
Comments
Para koleksiyoncularının yüzyılı aşkın süredir var mı yok mu
diye tartıştığı 1876 tarihli, “resimli filigran” kullanılan 50 kuruşluk Osmanlı
Kaimesi, Almanya’da yaşayan bir koleksiyoncunun
değer tespiti için gönderdiği paraların arasından çıktı.
Merkezi Londra’da bulunan uluslararası müzayede şirketi
Spink’in danışmanlığını yapan ünlü nümismat (kağıt para koleksiyoncusu) Mehmet
S.Tezçakın, adının saklı tutulmasını isteyen koleksiyoncunun, satmayı düşündüğü
bazı Osmanlı kağıt paralarını değer tespiti yapması için kendisine
gönderdiğini anlattı.
Tarihi Sultanahmet
Köftecisi’nin 3. Kuşak sahibi de olan Tezçakın, 1876 tarihli 50 kuruşluk
bir kaimeyi ışığa tutarak incelerken, filigran olarak resim kullanıldığını
gördüğünü belirterek, şunları söyledi:
“O an duyduğum heyecanı anlatamam. Osmanlı döneminde resimli
filigran kullanılan bir paranın basıldığı yüzyılı aşkın süredir söylenir ama
bugüne kadar bu para hiç ortaya çıkmamıştı.
Osmanlı paralarıyla ilgilenen dünyadaki
tüm nümismatlar bu paranın peşindedir.
Dini inançlardan dolayı Osmanlı döneminde basılan kağıt paraların
hiçbirinde resim bulunmaz. Az sayıda filigranlı para vardır, bunlar da düz
çizgi şeklindedir. Bu parayı ışığa
tuttuğunuzda ise filigran olarak hilal
şeklindeki ay içinde burnu ve kaşları II.
Abdülhamid’e benzeyen bir resmin kullanıldığı görülüyor.”
Osmanlı Bankası’nda basılan kaimede, dönemin Maliye Nazırı
Abdullah Galip Bey’in mührü ile deli olduğu gerekçesiyle henüz 3 aylık
padişahken tahttan indirilen V. Murad’ın tuğrasının bulunduğunu kaydeden
Tezçakın, “Filigrandaki resmin tuğranın sahibi V. Murad’a değil de kendisinden
sonra tahta çıkan II. Abdülhamid’e
benzemesi efsane paranın bir
diğer sırrı. Bu para istenilerek mi basıldı ya da V. Murad veya II.
Abdülhamid’e karşı düzenlenmesi planlanan bir komplonun parçası mıydı bilemiyoruz. Bunları nümismatlar ve
tarihçiler araştırmalı” diye konuştu.
Almanya’daki koleksiyoncudan aldığı izinle, bu tarihi olayı
kamuoyuyla paylaştığının altını çizen Tezçakın, “Paha biçilmez bu ünik parça
maalesef yakında yurtdışında satışa çıkarılacak. Bu paraya özellikle Amerikalı,
Arap ve İsrailli koleksiyoncuların ilgi göstereceğinden eminim. Türk finans tarihinin en değerli parçası olan
bu kaime, mutlaka Türkiye’ye
getirilmeli” dedi.
-PARA MÜZESİ KURULMALI-
Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait, halen varlığı bilinen 12
bin kağıt paradan 7 bin 500’ünü toplayarak dünyanın en büyük Osmanlı Kâğıt
Paraları Koleksiyonu’nu meydana getiren
Mehmet Tezçakın, Türkiye’de para
müzesinin bulunmamasının kültürel anlamda bir eksiklik olduğunu söyledi.
Osmanlı finans tarihinin emanetlerinin, nümismatların
kasalarından çıkarılarak, toplumla paylaşılması gerektiğinin altını çizen
Tezçakın, “Bu konuda Kültür ve Turizm
Bakanlığı’na, TC Merkez Bankası’na önemli görevler düşüyor. Bana da bir görev verilirse elimden geleni
yapmaya hazırım” ifadelerini kullandı.
-TEZÇAKIN KOLEKSİYONU-
Sultanahmet Köftecisi Mehmet S. Tezçakın’ın yaklaşık 30 yıl
boyunca topladığı 7 bin 500 Osmanlı kağıt parası arasından oluşturduğu
koleksiyonun en değerli parçalarını 1840 yılında tedavüle sunulan Osmanlı’nın
ilk kağıt parası olan el yazması kaimeler oluşturuyor
Padişah Abdülmecid’in boynundaki mühür kullanılarak
hazırlanan ve çok kısa süre tedavülde kalan kaimelerin ilk örneğini 30 yıl önce
ABD’li araştırmacı nümismat Kenneth McKenzie ortaya çıkardı. Tezçakın’ın
koleksiyonunda, McKenzei’nin yaşamı boyunca elinden çıkarmadığı, ancak
ölümünden sonra İngiltere’deki müzayede şirketi Spink’te satışa sunulanla
birlikte 4 el yazması kaime bulunuyor.
Kitap haline de getirilen koleksiyonda ayrıca 1870 yılına
ait Osmanlı’nın ilk sahte kağıt parası, 4 ayrı dilin (Osmanlıca, Fransızca,
Rumca, Ermenice) birlikte kullanıldığı dünya tarihindeki tek para,
"Çanakkale’yi aşacaklarından emin" olan İngiliz askerlerin
İstanbul’da kullanmak üzere yanlarında getirdikleri, ancak Çanakkale Boğazı’nın
serin sularına gömülen hatıra paralar da yer alıyor


Hiç yorum yok
Yorum Gönder