Writen by
birhabersin
Salı, Temmuz 07, 2015
-
0
Comments
Meteorolojiye
göre Avrupa’yı kasıp kavuran Afrika sıcakları kapıda. Bu hafta Türkiye’yi
etkisi altına sıcaklarla bazı şehirlerde havanın 40 derecelere çıkması bekleniyor.
Uzmanlar ise sıcak çarpmalarına ve kalp krizine karşı uyarıyor.
Medical
Park Trabzon Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kaan
Kulan, “Kavurucu ve bunaltıcı sıcakların
yaşandığı yaz aylarında kalp sağlığında tehlike çanları çalıyor! Sıcak
çarpmalarına karşı yaz aylarında dikkatli ve uyanık olmak gerektiğini belirten Doç.
Dr. Kaan Kulan şu bilgileri verdi:
SU KAYBINA
DİKKAT!
Hayat
fonksiyonlarının normal sürdürülebilmesi için vücut ısısının 36.5 ila 37
derecede tutulması gerekir. Bu da kan dolaşımının ayarlanması ile sağlanır.
Vücut ısısının düzenlenmesinde, deri kan akımı oldukça önemlidir. Soğuk
havalarda deri kan akımı azaltılarak ısının kaybı önlenirken; sıcak havalarda
derinin kan akımı arttırılır, terleme başlar ve böylece ısı kaybedilerek, vücut
ısının düşürülmesi sağlanır.
Aşırı
derecede sıcak havalar su kaybına, sıcak bitkinliğine ve sıcak çarpmasına neden
olur. Bu riskler havadaki nem oranının yüzde
60’i ve hava ısısının da 32 derecenin üzerine çıkması durumunda
daha da fazlalaşır. Havadaki nem oranının artması, deriden buharlaşmayı
azaltarak vücudun doğal soğutma sistemini etkiler. Artan vücut ısısını düşürmek
için deri kan akımının ve terlemenin daha da arttırılması gerekir. Isıyı
azaltmak için kan, deriye yöneltilir ve böylece beyin, böbrek, kalp gibi hayati
organlara giden kan miktarı azalır.
KALP KRİZİNİ TETİKLEYEBİLİR!
Yüzeysel
damarların genişlemesi, terleme ve akciğerlerde solunum yolu ile sıvı kaybının
artması; damarlardaki sıvı miktarının azalmasına neden olur. Kalp, daha hızlı
ve daha kuvvetli kasılarak bu açığı kapatmaya çalışır ve kalbin iş yükü artar.
Bunun sonucunda da kalp yetersizliği olanlarda kalbin yedek gücü azaldığından
kalp yetersizliği kötüleşebilir. Kalp kasını besleyen koroner damarların
yetersiz olduğu hastalarda da; hem kalbin iş yükünün artması ve hem de kalbe
gelen kan akımının azalması kalp krizini tetikleyebilir. Aşırı terleme ve bazen
buna da eşlik eden kusmalar nedeniyle sıvı kaybının
yanında; sodyum, potasyum gibi elektrolit kayıplarının olması kalpte ritim
bozukluklarına, kas kramplarına, beyin ve sinir sistemi fonksiyonlarında
bozulmaya yol açar. Aşırı ısı artışıyla beraber vücuttaki enzimatik faaliyetler
de bozulur. Bütün bunlar ölümlere, ani ölümlere neden olabilir.
KAHVE VE
KAFEİNİ AZ TÜKETİN
- Terlemenin
az olacağı ev, tiyatro, sinema, alışveriş merkezi gibi serin ortamlarda
oturulmalı.
- Açık
ortamda çalışılacaksa sabah veya akşam saatleri tercih edilmeli, gün ışığına
fazla maruz kalmadan aralıklı dışarı çıkılmalı.
-Vücut
ısısını artırıcı hareket ve egzersizlerden mümkün oldukça kaçınılmalı.
-Gün ışığına
çıkarken açık renkli, güneş ışığını yansıtan ve sıkı olmayan giysiler tercih
edilmeli.
-Az ve
aralıklı yemeli, proteinli yiyeceklerden, sıcak içecek ve yiyeceklerden
kaçınılmalı.
-Bol sıvı
tüketilmeli, kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon) yok ise tuz kaybını
dengeleyici sıvılar alınmalı.
- Alkollü
içecekler asla içilmemeli, kahve ve kafeinli içecekler az tüketilmeli.
İçecekler soğuk olmalı, susuzluk hissedilmese bile sıvı alımı arttırılmalı.
-Sıcak
ortamlarda ağır iş ile uğraşılacak ise saatte 2-4 bardak sıvı alınmalı.
SOGUK DUŞ ALMAYIN!
Aşırı
sıcakta uzun süre kaldıysak ve olumsuz etkilendiysek ne yapmalıyız?
-Çok soğuk
duş alınmamalı; ani soğuma, hastalık ve bulantıya neden olabilir. Serin bir
yere geçilip sırt üstü yatıp dinlenilmeli.
- Sıvı
alınabilecek durumda ise su, ayran, süt ve taze meyve suyu gibi sıvılar
tüketilmeli.
- Vücut ısısı
yüksek ise (40 derece), nemli ıslak havlu ile klima ve fanla soğutmaya
çalışılmalı.
- Sıvı
alınamayacak duruma gelindiyse ve bulantı ya da kusma şikayeti varsa, bir
sağlık kuruluşuna başvurulup, damar yolu ile sıvı ve elektrolit alımı
sağlanmalı.
- Bilinç
kaybı veya kalp hastalığı var ise hastaneye nakil yapılmalı.
Hiç yorum yok
Yorum Gönder