Writen by
birhabersin
Perşembe, Ağustos 27, 2015
-
0
Comments
Kalp deliği, hastalar için günlük aktivitelerin
yapılmasını zorlaştıran kimi zaman da hayati risk oluşturabilen önemli bir
sağlık problemidir. Kalp içi delikler önceki yıllarda ağırlıklı olarak
ameliyatla kapatılırken, günümüzde ameliyatsız yöntemlerle kansız ve ağrısız
bir şekilde tedavisi sağlanabilmektedir. Memorial Ataşehir Hastanesi
Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nihat Özer, kalp deliklerinin tedavisi
hakkında bilgi verdi.
Sağlıkla atan kalpte kan akışı düzenlidir
Sağlıklı bir kişinin kalbinde kan, sağ ve sol
odacıklar arasında karışmadan bir düzen içerisinde dolaşmaktadır. Atriyal
septal defekt (ASD) yani; kulakçıklar arası delik varlığında kan, hep soldan
sağa doğru akar ve kalp her atışında sol kulakçıktan sağ kulakçığa bir miktar
kan kaçırır. Solda kan miktarı azalır ve sağda hep kan miktarı artar.
Kalp delikleri akciğerlere normalden fazla kan gitmesine
sebep olur. Fazla kan gelmesi akciğerlerin yapısını bozar ve akciğerler
gerginleşir. Zamanla pulmoner hipertansiyon ve sağ kalp yetersizliğine neden
olabilir. Bu durum kişinin hayat kalitesini düşürür ve hatta hayati tehlikeye de
neden olabilir. Bacak toplardamar sisteminde oluşan kan pıhtılar, bu delikten geçerek
beyne gidebilir ve beyin damarlarında tıkanmalara ve felçlere yol açabilir.
Kalp
deliği büyükse kapatılmalıdır
Küçük delikler genellikle az miktarda kan geçişine
izin verdikleri için kişinin hayatını etkilemez ve ileri yaşlarda sorun
yaratmazlar. Bu nedenle küçük deliklerin kapatılması gerekmez; ancak yine de
rutin kontrollerle kişi takip edilir. Delik büyük olduğunda ise, soldan sağa
geçen kan volümü fazla olacak ve sağ kalp boşluklarında ve akciğer
atardamarında tedavi edilemez hasarlar oluşturacaktır bunun için mutlaka tedavi
edilmelidir.
Beyne
ve farklı organlara pıhtı gidebilir
Kalbin kulakçıkları arasında delikten çok tünel
şeklinde bir geçiş olmasına ise PFO (Patent foramen ovale) denilmektedir. PFO,
anne karnında bebeğin dolaşımı için vardır ve doğum sonrası hemen kapanması beklenir.
Ikınma, yüksek basınç, derin dalışlar, uzun uçuşlar gibi sağ tarafın
basınçlarını artıran durumlarda, kirli kan ve beraberinde bacaktan gelebilecek
pıhtılar bu kanal ile sol boşluğa oradan da beyne ve farklı organlara pıhtı
gitmesine sebep olabilir. Genellikle problem yaratmazlar ancak bazı hastalarda
kan sulandırıcı kullanılmasına rağmen tekrarlayan pıhtı atması (emboli) sebebiyle
felç gibi nörolojik hasarlara zemin hazırlamaktadır. Bunun için hastanın durumu
iyi değerlendirilmeli ve kapatılması için işlem yapılmalıdır.
Genel anestezi
olmadan işlem yapılır
Ameliyatsız kapama yönteminde genel anestezi olmadan kasık
toplardamarından iğne ile girilerek bir yol oluşturulmakta ve bu yol
aracılığıyla birbirine ortadan bağlı iki disk şeklinde olan kapama cihazları
yerleştirilerek kolayca delik kapatılmaktadır. Bazı kişilerin bu kapama
cihazlarının yapıldığı maddelere kaşı alerjisi olabileceğinden işlem öncesinde
sorgulanmalıdır. Ameliyatsız delik kapama işlemi 30-180 dakika sürer. Hastanın,
işlem sırasında yarım saat kadar uyutulması gerekebilir. Bu genel anestezi
değildir. Bu uyku, derin sedasyon ya da derin uyku olarak tanımlanır. İşlem
bitince hemen uyandırılır. Bazı hastalarda işlem uyanık olarak da yapılabilir.
Ortalama 3-6 ay içinde kapama cihazının üzeri kalp
dokusuyla kaplanır. Kapama cihazı burada sürekli olarak kalır. Kişinin günlük
yaşamına olumsuz etki etmez. Kapama cihazı üzerinde pıhtı oluşumunu önlemek
için en az 6 ay süreyle kan sulandırıcı ilaçların kullanılması gerekir. Delikler
ameliyatsız kapama yöntemlerine uygun olmadığında cerrahi olarak kapatılması
için planlama yapılır.
Ameliyatsız tedavinin
avantajları
·
Hastanede
kalış süresi en fazla 24 saattir
·
Birkaç gün
ev istirahatinden sonra iş başı yapılabilir
·
Herhangi bir kesi yapılmaz, kansız bir işlemdir
·
Genel
anestezi kullanılmamaktadır
Ameliyat izi olmadığı için estetik kaygısı yoktur

Hiç yorum yok
Yorum Gönder