Writen by
birhabersin
Salı, Ekim 20, 2015
-
0
Comments
Son
günlerde kendinizi iyi hissetmiyorsanız bunun sebebi sonbahar depresyonu değil;
büyük ihtimalle ‘Ankara Depresyonu’ olabilir. Uzman Klinik Psikolog Mehmet
Başkak’a göre, 102 kişinin katledildiği Ankara saldırısının üçüncü canlı
bombası ruhumuzda patladı.
Türkiye’de
yaşanan terör eylemleri Ankara saldırısıyla birlikte zirveye ulaştı. Aralarında
çocukların da bulunduğu 102 insanın hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin
yaralandığı terör saldırısının ruhumuzda açtığı yara da büyük.
Uzman
Klinik Psikolog Mehmet Başkak, Ankara’daki olaydan doğrudan etkilenenlerin yanı
sıra başka illerdeki insanların da ruhsal anlamda bu saldırının hedefi olduğunu
söylüyor. Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak’a göre, saldırıya doğrudan maruz
kalanların, olay yerini görenlerin yüzde 30-40’nda hemen, olay yerine çok uzak şehirlerde yaşayan
insanlarda da iki yıl sonra bile psikolojik rahatsızlıklar başgösterebilir.
Olay yerini ve kurbanları doğrudan ya da medya organları aracılığıyla gören
çocuklarda ise daha ağır bir tablo ile karşı karşıya kalınabilir.
Dünyadaki
önemli terör saldırılarını ve bu saldırıların insanların ruh sağlığıyla ilgili
meydana getirdiği rahatsızlıklarla ilgili bilimsel çalışmaları değerlendiren
Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, Ankara saldırısına ilişkin önemli bilgiler
verdi:
KURBANLARIN YÜZDE 30-40’I…
“Ankara’daki
terör saldırılarından en çok etkilenen kişiler saldırıya doğrudan maruz
kalanlardır. Yüzde 30-40'ının akut stres bozukluğu veya Travma Sonrası Stres
Bozukluğu (TSSB) geliştirme olasılığı vardır. Yüzde 20'si iki yıl sonra bile
belirtileri büyük olasılıkla hissetmeye devam edecektir. Depresyon, travmatik
yas, panik, fobiler, genel anksiyete bozuklukları ve madde kullanımı da ortaya
çıkabilir. Terör saldırılarının doğrudan kurbanları, bunlardan en çok etkilenen
kişilerdir ve genelde ya olayın gerçekleştiği zamanda olay yerinde
bulunuyorlardır veya bir yakını olayda ölmüş ya da yaralanmıştır.
İki
yıl içinde, olay yerine en yakın insanların yüzde 30-40'ı muhtemelen klinik
olarak tanı konabilen bozukluklar geliştireceklerdir.
Örneğin
Paris saldırılarından 2.5 yıl sonra bile doğrudan kurbanlar arasında TSSB
görülme oranı yüzde 25 olarak saptanmış ve 11 Eylül'de Pentagon'a düzenlenen
saldırıdan 2 yıl sonra çalışanlardan saldırı sırasında olay yerinde olanların
yüzde 20'den fazlasında TSSB olduğu saptanmıştır.
KIZ ÇOCUKLARININ YÜZDE 50’Sİ…
ABD’nin Oklahoma şehrinde federal binaya
düzenlenen bombalı saldırıdan yaklaşık bir yıl sonra yüzde 5 civarındaki
ilkokul öğrencisinde klinik olarak önemli seviyede TSSB bulguları görüldü.
Olayın gerçekleştiği yere 100 mil uzaklıkta yaşayan yüzde 20 civarında ortaokul
öğrencisi, evde ve okuldaki işlevlerini olumsuz etkileyen ve olaylardan kaynaklanan
belirtiler gösterdi.
11
Eylül saldırılarından altı hafta sonra New York büyükşehir bölgesinde yaşayan
ebeveynlerden yüzde 60'ından fazlası çocuklarının üzgün olduğunu veya orta
derecede post-travmatik stres tepkileri gösterdiğini belirtmişti. Bir ay sonra
Seattle'lı çocukların yüzde 8'inde tanısal seviyede TSSB belirtileri olduğu
bildirildi. Sadece New York şehrinde 6 ay sonra çocukların yüzde 28.6'sının en
azından bir tane potansiyel anksiyete/depresyon bozukluğu yaşadığı ortaya
çıktı. Çocuklar, agorafobi/kapalı alan fobisi (yüzde 14.8), ayrılık kaygısı
(yüzde 12.3) ve TSSB (yüzde 10.6) yaşamaya başladı.
Araştırmalar,
çocukların bulunduğu mekanları da hedef
alan terör saldırılarında kız çocuklarından yüzde 50'si ve erkek çocuklarından
yüzde 23’ünün ağır psikolojik rahatsızlıklara maruz kaldığını ortaya koyuyor.
Endişe ve bozukluk, çocuğun gelişim düzeyine göre kendini farklı şekillerde
gösteriyor. Yetişkinler çocukların bu tür endişelerini asla hafife almamalı.
ACİL DURUM ÇALIŞANLARI 3 YIL SONRA BİLE…
Ankara’daki
saldırı bölgesinde, ağır yaralanma ve korkunç ölüm manzaralarına tanıklık eden
acil durum çalışanları da risk altında. Olaydan üç yıl sonra bile
rahatsızlıklar başgösterebilir.
Mesela,
Madrid'deki bombalama olaylarından iki ay sonra acil durum personelinde P TSSB
ve depresyon görüldü. ABD’de 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'ne düzenlenen
saldırıdan 6 ay sonra New York şehrinde kurtarma çalışmalarına katılanlardan
yüzde 14.3'ünde TSSB vardı. Oklahama saldırısının ardından da benzer bulgular
elde edilmişti.
GENEL NÜFUSTA GÖRÜLEN STRES BOZUKLUĞU
Dünyadaki
terör eylemlerinin ardından genel nüfusun temsili örneklemi üzerinde yapılan
çalışmalarda önemli bulgular tespit edildi.
Saldırıya bağlı olarak genel nüfusta görülen olası akut stres bozukluğu
veya TSSB oranları ilk altı haftada yüzde 11-13’e kadar yükselebiliyor.
Son
günlerde kendinizi iyi hissetmiyorsanız eğer, bunun sebebi sonbahar depresyonu
değil büyük ihtimalle ‘Ankara Depresyonu’ olabilir. 102 kişinin katledildiği
Ankara saldırısının üçüncü canlı bombası aslında tüm toplumun ruhunda patladı.
Ankara’daki saldırı da toplumun genelini etkileyecek ölçekte bir saldırıydı.
ABD’de
İkiz Kuleler'e düzenlenen saldırılarından sonraki bir ay içinde olayın
gerçekleştiği yerden coğrafi olarak çok uzakta bulunan kişilerde stres
belirtileri olduğu gözlemlendi. Amerika'da ulusal çaplı depresif semptomların
dört hafta içinde arttığı tespit edildi.
“HALKTA KORKU KAYNAKLI PARANOYA
BAŞGÖSTEREBİLİR”
Tehlike
geçmiş olmasına rağmen süren aşırı tehdit hissi de rahatsızlıkların sürmesine
neden oluyor. Örneğin Madrid'deki tren bombalama olaylarından sonra rapor
edilen belirtiler özellikle treni düzenli kullanan yolcular arasında yüksek
çıkmıştı. Kişinin kendi güvenliği, toplum, aile ve arkadaşlarının güvenliğiyle
alakalı kaygıları bu rahatsızlıkları besliyor. Terör saldırılarıyla ilgili
medyada yoğun olarak çıkan haberler de kişilerde stres düzeyini artırabilir.
Özellikle sosyal medyada yayılan ve kalabalık yerlerde bomba patlayacağına
ilişkin paylaşımlar, bu rahatsızlıkların özellikle büyükşehirlerde yaşayanlar
arasında yayılmasına neden oluyor.”
TOPLUM TARANMALI VE TEDAVİ EDİLMELİ
Uzman
Klinik Psikolog Mehmet Başkak, saldırıya maruz kalanlar, saldırıda yakınlarını
kaybedenler başta olmak üzere saldırıdan etkilenen herkese düzenli psikolojik
destek hizmeti verilmesi gerektiğini vurguluyor. Devletin kendi imkanlarının
yanı sıra özel sektör ve gönüllü kuruluşlardan hizmet alması gerektiğini
belirten Psikolog Başkak, yetkililere şu önerilerde bulunuyor:
“Etkisi
yıllarca sürecek belki de hiç bitmeyecek yaraların sarılması için halka uzun
süreli, ücretsiz akıl ve ruh sağlığı desteği verilmeli. Oklama şehri
bombalamasından altı ay sonra olaydan sağ kurtulanlardan yüzde 69'u bir şekilde
ruh sağlıklarını korumak için destek aldı. Paris bombalamalarında sağ
kalanlardan yüzde 74'ü,saldırının ardından psikolojik tedavi gördü. 11 Eylül'den
6-9 ay kadar sonrasında TSSB veya depresyon belirtileri gösteren New York şehri
sakinlerinden yaklaşık üçte biri profesyonel destek aldı.
Ankara
saldırısının ve diğer terör olaylarının ardından ciddi belirtiler gösteren veya
işlevsel bozukluk yaşayan kişiler tarama yöntemiyle bulunmalı ve tedavi
edilmelidir.”

Hiç yorum yok
Yorum Gönder