Writen by
birhabersin
Cumartesi, Kasım 07, 2015
-
1
Comments
Bütün hayatını neredeyse yemek yemeden geçiren, evinde 3 ay mutfakta ateş yanmamış, bazen sadece hurmayla, bazense su içerek karnını doyurmuş bir Peygamberin düsturundan yola çıkan, dünyaca ünlü şef Ömür Akkor tarafından araştırılarak hazırlanan ve İslam sofrası tariflerini içeren“İlk Dönem İslam Sofrası” adlı kitap çıktı.
Tarihingizlimutfaklarındaki lezzetleri keşfetmesiyle ve bu lezzetleri kitaplaştırmasıyla
adını duyuran, benzersiz tarifleriyle fark oluşturan,dünyaca ünlü şef Ömür Akkor,“İlk Dönem İslam Sofrası” adlı,
Kaynak Yayınları’ndan çıkan yeni kitabıyla, 34. İstanbul Tüyap Kitap Fuarı’nda
okuyucularıyla bir araya geliyor.8 Kasım Pazar günü kitaplarını imzalayacak ve aşure
yaparak fuar katılımcılarının beğenisine sunacak olan Ömür Akkor, saat 15:30
ile17:00 arası Kaynak Kültür yayın Grubunun standında
yemekseverlerle buluşuyor.
Hz. Peygamber zamanından yola çıkarak,
İslam mutfağını günümüze aktarmak amacıyla yeni kitabını hazırladığını söyleyen
Ömür Akkor, Arap mutfak kültürünün
uzun bir geçmişe dayadığını, özellikle İslamiyet’inyiyecek ve içeceklerde
kısıtlamalar yapmasına rağmen o topraklarda ki mutfak kültürünün benzer şekilde
yaşanmaya devam ettiğine dikkat çekti.
İlk
Dönem İslam Sofrası Kültürü Nasıldı?
Hz.Peygamber’in az yemeyi tavsiye
etmesi üzerine, dönemin en önemli yeme içme adabının az yemek olduğunu söyleyen
Ömür Akkor ilk dönem İslam sofrası
hakkında şöyle konuştu:“İslam dönemi öncesi ve başlangıcı esnasında evlerde
ve çadırlarda yaşayan Arap toplumunda müstakil bir mutfağa rastlamak pek
mümkün değildi. Evlerde müstakil olarak bir ocak bulunurken çadırda yaşayan
Araplar için yemek, dışarıda yakılan bir ateşte pişirilirdi. Her evin kendi taş
değirmeni bulunur ve burada ekmek yapılacak hububat dövülürdü. Taş değirmenin
olmadığı evlerde sert ağaç gövdesinden ahşap havanlar bulunurdu. Genel olarak
şimdilerde mutfakta elle kullanılan her malzeme o tarihlerde de mutfaklarda
yaklaşık olarak bulunuyordu. Tabak, çanak, bardak, tencere, elek, süzgeç,
kepçe, spatula, tepsi, tava ve benzeri malzemelerin tamamına rastlamak
mümkündü. Bu gereçler genelde ağaçtan, taştan ve topraktan yapılırdı. Ayrıca o
devirlerde de cam bardak ve kaşık kullanıldığına dair kayıtlar bulunmaktadır. Dönem
mutfak kültürünün en önemli özelliklerinden biri de “ikram”dı. Araplar yemek,
içmek, yedirmek ve misafir etmek konusunda cömertlerdi. Bir kişinin zenginliği,
verdiği davetler ve davetlerdeki ikramın azlığı ve çokluğu ile
değerlendirilirdi. Araplar özellikle bereketle estiğini düşündükleri “saba
rüzgârı”’nın estiği zamanlarda davet vermeye daha çok dikkat ederlerdi.
İslamiyet öncesi ve sonrası dönemde ziyafetler dışında verilen en önemli ikram
da Mekke’ye hac amacıyla gelenlere temin edilen yiyeceklerdi. Bu yapılan ikrama
“rifade” denilirdi. Genelde hurma, kuru hububat ve diğer gıdalardan oluşan
rifade, dört halife devrinin sonuna kadar devam etmiştir.”
İlk Dönem İslam
Sofrası’nda Hurma İle Yapılan Yemek Tarifleri
HAYS
·
1
kâse hurma
·
1
kâse ekit
·
2
yemek kaşığı tereyağı
Hurmaların çekirdeklerini çıkarıp bıçak
yardımı ile ince ince kıyın. Havanda da dövebilirsiniz. Tereyağını bir sahana
koyup hurmaları kavurmaya başlayın. Birkaç dakika sonra ekiti ilave edip
beraberce birkaç dakika daha kavurup servis edin.
Haysın içine su veya süt ilave edip sıvı
kıvamda hazırlanmışına Rebike denilir. Yukarıdaki tarife un ilave edilip
haystan bir çeşit kurabiye yapıldığı da kayıtlıdır. Hurma, tereyağı ve unla
yapılan helva türü bir hays tarifi daha kayıtlarda mevcuttur. Ben-i Hanife
kabilesi hurma, yağ ve keşten yapılan haysı put yapmış ve sonra da yemiştir.
Haysın, çekirdekleri çıkarılmış berni hurması, yoğurt ve yağla hamur haline
getirilip, şerit gibi düzeltilmiş şekline de vatbe denmiştir. Yoğurt yerine
bazen de sevik konulmuştur.
GAFİHA
·
1
kâse haşlanmış buğday
·
1
kâse hurma
·
2
yemek kaşığı tereyağı
Çekirdeklerini çıkarıp hurmaları bir havanda dövün ya da
bıçakla küçük parçalara bölün. İyice haşlanmış olan buğdayı bir sahanın altına
yayın. Tereyağını tavada eritip içinde hurmayı kavurmaya başlayın. Hurma
güzelce kavrulduğunda buğdayın üzerine dökerek servis edin.


Teşekkürler
YanıtlaSil