Writen by
birhabersin
Çarşamba, Kasım 04, 2015
-
0
Comments
Mars'ta su bulunduğunun açıklanmasının ardından yeniden gündeme gelen
Mars'a seyahat ve koloni kurma fikrinin yanı sıra uzayda ticaret için
araştırmalar da devam ediyor. İnsanlar dünyada tükenmeye yüz tutan değerli
madenleri, uzaydan elde etme arayışını sürdürüyor.
ABD Jeoloji Araştırma Kurumu’nun açıkladığı rapora göre; dünyadaki titanyum
(Ti) rezervlerinin 34 yıl içinde tükeneceği belirtiliyor. Titanyum, başta uçak
ve uzay mekiği imalatı olmak üzere, ağır sanayide kullanılıyor. Günümüzde;
akıllı telefon, tablet, PC ve silâh üretiminde kullanılan, başta platin (Pt)
olmak üzere yuropiyum (Eu) ve palladyum (Pd) gibi değerli, nadir metallerinkullanımı
hızla artıyor. Tabletlerde yuropiyum (Eu), dokunmatik ekranlarda indiyum (In)
ve kulaklıklarda neodimiyum (Nd) elementi kullanılıyor ve bu sebeplerden dolayı
uzay teknolojisine sahip ülkelerin, asteroit madenciliği yaparak, bu tür
değerli elementleri uzaydan elde etme çalışmaları sürüyor.
Uzayda Dünyadakinden Farklı Bir Elementin Olmadığı Bir
Kez Daha İspatlanmış Oldu
Sızıntı Dergisi Kasım sayısında Nuh Özdin’in haberine görebu işin öncülüğünü
PlanetaryResources şirketinin yaptığı ve Almanya’nın Darmstadt şehrindeki
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından gönderilen uydunun, aslında asteroit madenciliğinin başlangıcı olduğu
belirtiliyor. Phiale
aracının, gönderdiği bilgilerle, Güneş Sistemi’nin ve bütün kâinatın yaratılışı
hakkında da yeni mâlûmatlara ulaşılacağı düşünülüyor. Asteroitler, Güneş
Sistemi’ndeki en eski gökcisimleri olarak gezegenlerin nasıl meydana geldiği
hakkında bilgi veriyor. Philae’nın gönderdiği rapor; uzayda Dünya’dakinden
farklı element olup olmadığı konusunu tekrar araştırma imkânı da sağladığı ve incelemelerde
yeni bir elemente rastlanmadığına değiniliyor. Haberde; uzayda dünyadakinden
farklı bir elementin olmadığının bir kez daha ispatlanmış olduğu vurgulanıyor.
Ayrıca; dünyaya yılda ortalama 15 milyon ton uzay tozu indiği, bozulmadan
ulaşabilen bu mikroskobik boyuttaki taneciklerininlâboratuvar analizlerinin,
bilim için büyük önem taşıdığı, bu tozların analizinden elde edilen bilgilerin
Güneş’in ve diğer gezegenlerin bundan 4,5 milyar yıl önce meydana geldiği belirtiliyor.
Cardiff Üniversitesi ve Edinburgh
Kraliyet Gözlemevi üyesi bilim insanları, bu alanda yaptıkları çalışmalarda, “uzay tozu” olarak adlandırılan ve birçok
yıldız ve gezegenin de meydana gelmesini sağlayan parçacıkların kaynağının
süpernovalar olabileceği, dünyanın da aslında, uzay tozu
parçacıklarının yoğun miktarlarda bir araya gelmiş bir biçimi olduğuhaberde yer
alıyor.



Hiç yorum yok
Yorum Gönder