Writen by
birhabersin
Çarşamba, Aralık 17, 2014
-
0
Comments
Yedi İspanyol kardeşin kanlarından
gelen dans ateşini, sahneye flamenko danslarıyla taşıyan Los Vivancos, 2004
yılında kurulan bir dans topluluğu olarak 10. yıllarında büyük ilgi gören iki
gösterilerini dev bir Hollywood prodüksiyonu gibi sahnede buluşturuyor.
“Best of Los Vivancos” , “Aeternum” ve onları tüm dünyaya
tanıtan “7 Hermanos” gösterileri ile en iyi bölümlerini bir araya getiren ekip,
Flamenko dansçısı babaları Pedro’nun izinden aile geleneğini sürdürüyor. Los
Vivancos, artık bir yaşam biçimine dönüşen flamenko ile sahnede devleşiyor.
“Aeternum” gösterileri için Budapeşte Senfoni
Orkestrası’nın kaydettiği senfonik müziklerle, “7 Hermanos” gösterilerinin
yüksek enerjili rock müziklerini “Best of Vivancos” sahnesinin heyecanıyla
buluşturan Vivancos, özellikle fiziksel olarak zorlayıcı hareketlerini
büyüleyici bir estetikle sunuyor. Kardeşlerden Josua Sayos, gösterilerinin epik
havasını, birlikte çalıştıkları dev isimleri, dövüş sanatlarıyla tecrübelerinin
sahnedeki duruşlarına nasıl yansıdığını ve güçlü danslarını anlatıyor.
İlk gösteriniz “7 Hermanos” ve
“Aeternum” aynı sahnede buluşmuş oluyor; peki bu iki gösterinizi nasıl kıyaslarsınız?
Türkiye dahil olmak üzere, onlarca ülkede sahne aldık ve
milyonlarca kişiye ulaştık. Özellikle yaklaşık altı yıldır yüzlerce gösteriye
çıktık ve artık daha güçlü bir dansımız var. İlk gösteri bizim hikayemizi
anlatıyor ve orijinal bir tarafı var. Ancak “Aeternum” çok daha çekici bir
gösteri. Elbette her gösteride bir öncekine göre çok daha güçlü bir dans ortaya
çıkıyor. Biz her iki gösterinin en iyi bölümlerini birleştirmiş olduk.
Senfonik müzikler yine sahnede size eşlik ediyor
olacak; yine epik bir flamenko gösterisi izliyor olacağız diyebilir miyiz?
Los Vivancos’un müziklerinde işin yaratıcı tarafından en çok
Judah sorumlu. Ama Aeternum için Fernando Valezquez’in müzik prodüksiyonu ve
orkestra düzenlemeleri de olağanüstüydü. Yüzü aşkın müzisyen ve Budapeşte
Senfoni Orkestrası ile kayıtlar gerçekleştirdik. Sahnede Aeternum’un epik
havası yine olacak ve kesinlikle bir Hollywood filmi gibi, epik bir flamenko
hikayesi diyebiliriz.
Sahnede tavandan deri
kayışlarla asılarak dans ediyorsunuz ve böylesine zorlayıcı hareketlerinizin herhangi
bir göndermesi var mı?
Son gösterimiz “Aeternum” doğaüstü olayları ve
sınırlarını sorguluyor ve tüm o fiziksel hareketlerle, sanat sonsuzluktur fikrinden
yola çıkıyoruz. Sahnede yine koreografilerle ölümsüzlüğe ve sonsuzluğa
göndermeler yapıyor olacağız.
Tüm kardeşler dövüş
sanatlarında ve klasik balede de flamenkoda olduğu kadar deneyimlisiniz, peki
dövüş sanatları ve klasik balenin flamenko dansınıza sizce nasıl bir etkisi
oluyor?
Dövüş sanatları deneyimimiz sayesinde sahnede çok güçlü
bir dans ortaya çıkıyor. Klasik bale eğitimi de estetik için çok önemli. Bu
gösteride dövüş sanatları da ince bir estetikle sahnede oluyor. Sahnede
flamenko ile birlikte kung-fu hatta kick box bile var.
Los Vivancos olarak, “Cirque
du Soleil” ile adını duyuran ve ünlü “Corteo” gösterisine de imza atan Daniele
Finzi Pasca ile işbirliği yaptınız. Daniele Finzi Pasca sahneniz için ne gibi yeni
fikirlerle geldi?
Daniele Finzi
Pasca sanat danışmanlığımızı yaptı ve özelikle Aternum gösterimizin prömiyere
birkaç hafta kala neredeyse 7/24 bizimle beraberdi. Sahnedeki her türlü
ayrıntıyla ilgili yepyeni fikirler verdi. Bir anlamda sahnede izleyeceğiniz Los
Vivancos projesi için son halini veren kişi diyebiliriz...
Ünlü İspanyol korku filmleri “Yetimhane” (El
Orfanato) ve “Julia’nın Gözleri” (Los Ojos de Julia) için yaptığı müziklerle bilinen Fernando
Valezquez’le de çalıştınız. Peki gösterinize bir korku filmi atmosferi katmış
oldu mu?
Zaten bizler de o
ünlü korku filmi “El Orfanato” – Yetimhane’yi izledikten sonra , özellikle
Fernando Valezquez ile çalışmak istedik. Gösterimizde Los Vivancos’un müzikleri
de var, Valezquez’in müzikleri de. Ancak bizim gösterimizde filmlerinde olduğu
gibi korku ya da gerilim duygusundan çok; epik bir film duygusu var. Gösterideki
senfonik müzikleri de düşünecek olursanız, daha çok “Karayip Korsanları” gibi
büyük bir Hollywood prodüksiyonunu anımsatıyor diyebiliriz.


Hiç yorum yok
Yorum Gönder