Writen by
birhabersin
Perşembe, Aralık 18, 2014
-
0
Comments
Fox
TV’nin başarılı dizilerinden “O Hayat Benim”in Mehmet Emir’i olarak karşımıza
çıkan yetenekli oyuncu Sinan Albayrak, sektörde yaşadıklarını Filmstudio’ya
anlattı. Ünlü oyuncu, sektörün değer
yargılarından duyduğu rahatsızlığı içtenlikle dile getirdi ve ortaya çok samimi
bir Sinan Albayrak röportajı çıktı.
HEP
İYİ ADAMI OYNADIM
Daha
önceki röportajlarınızda beklediğiniz fırsatı henüz yakalayamadığınızı
söylemişsiniz. Size istediğiniz çıkışı sağlayacak o fırsatı hala bulamadınız
mı?
Büyük çıkış yapmadım. Sinema olarak düşünürsek, bu benim
kabahatim. Dizi olarak ise, canlandırdığım tüm rollerde iyi adamım. Ama bir yerden sonra kirlenmekte
istiyorsunuz. Bizim piyasada nasıl tanındıysanız hep o renkte devam
ettiriliyorsunuz. Benim tek farklı karakterim, Yersiz Yurtsuz’daki İshak
karakteriydi. O da güven veren bir karakterdi ama biraz kirliliği de
barındırıyordu. Yine tam kötü değildi.
ROL
SEÇMEM, GAYİ DE OYNARIM
Her
şeyi oynayabilir misiniz? Mesela bir uyuşturucu müptelasını, bir tacizciyi ya
da gayi?
Gösterilen kısımlar itibariyle yasaklarım başlayabilir.
Yoksa rol seçmem. Bizim piyasada cinselliği, soyunmayı daha çok reklam amaçlı
kullandıkları için, gerekliliği inandırıcı ifade edilirse ve inanırsam engel ya
da kısıtlamam yok, hepsini oynayabilirim.
BU
PİYASADA ÇOK YARGILANDIM
Dört
yıl önce İsrail’in vurduğu Gazze Filosu’nda Mavi Marmara gemisinde siz de vardınız.
O yolculuktan bu güne neler değişti hayatınızda?
İş bulamaz oldum. Süreç, Mavi Marmara’dan önce Eşrefpaşalılar’la
başladı. Ben çok yargılandım bizim
piyasada, bunun kırgınlığı ayrı bir şeydir bende. Ben bir oyuncuyum; bir oyuncu
önüne gelen bir projeye sağ-sol motifiyle bakmaz, bakmamalıdır da. Etik anlayış
farklıdır, orada çizgi çizersin, etik olarak bir projeyi beğendiysem oynarım. Bizim
oyuncu camiamız çok sığ. Biz okumayan, fazla düşünmeyen, her duyduğuna inanan
insanlarız.
KAHPE
PİYASADA DELİKANLI CÜMLE DUYAMAZSIN
Eşrefpaşalılar’dan
sonra neler yaşadınız? Mesleki ve kişisel yaşantınızda neler oldu?
İşlerim
azaldı. Maddi sıkıntılar yaşadım, borç harç idare ettim. Röportajlarım vardı,
canlı yayınlara çağrılıyordum, onlar iptal edildi. Basından da sansürlendim.
Birebir senin yüzüne söylemiyorlar ama camiadan duyuyorsun istemediklerini. Kahpe
bir piyasada delikanlı bir cümle duyamazsın. Mavi Marmara olayından sonra da
bana yapılanların şiddeti arttı.
HAYALİM
GAZZE’DEKİ SİNEMA SALONUNU AÇMAKTI
Böyle
sıkıntılı bir süreç yaşarken Mavi Marmara gemisine binip Gazze’ye doğru yola
çıktınız. Amacınız sadece insani yardım mıydı?
Babamla helalleşip gittim, çünkü benimki kesin gidişti Gazze’ye.
Kısmette ne varsa ona gidiyordum. Zaten piyasaya, yalana,
riyaya karşı duyduğum kırgınlık hat safhadaydı. Yalansızlığa hasrettim. Her gün
ölümle burun buruna olan öyle bir toplumda yalana ihtiyaç yoktur.
Hatta bir hayalim vardı; Gazze’de kapalı bir sinema
salonu olduğunu duymuştum. İnsanların en azından sineması olsun diye, o salonu
açmak istiyordum.
GAZZE’YE
KENDİMİ KURTARMAK İÇİN GİTTİM
Gazze’ye
gitme nedenleriniz arasında “Müslüman kardeşlerimizi kurtaralım” düşüncesi de
var mıydı? Yani, Gazze’nin kahramanı mı olmak istediniz?
Ben kendimi kurtarmaya gittim, başkalarını değil. Kahramanlık
duygularıyla gitmedim. Amacım, o yaşadığım süreçten kurtulmaktı. İlk gidiş
denemem de değildi; daha önce de bağımsız olarak gittim ama Golan tepelerini
aşamadık. Benim hep tarihten gelen bir Gazze aşkım vardır.
Şuan
aynı şekilde gidebilir misiniz Gazze’ye?
Eşimden, annemden sorumluyum şimdi. Şu anda aynı hareket
içine girebilir miyim, bilmiyorum.
MAVİ
MARMARA’DA BULUNDUĞUM İÇİN HİÇ PİŞMAN OLMADIM
Dört
yıl aradan sonra Mavi Marmara hadisesi hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi
merak ediyoruz. Bizimle paylaşır mısınız?
Bugün Gazze’ye uygulanan saldırı o vakit olacaktı. Mavi Marmara’nın
yola çıkmasının sebebi bu saldırıyı engellemekti. Dünya Gazze’ye bakmazken İsrail
o saldırıyı yapacaktı. En azından Filistin bir 4 sene kazandı diyebilirim. Mavi
Marmara’da bulunduğum için hiç bir pişmanlığım yok. Ölümlerin birçoğuna şahidim,
bu acıyı yaşadık. Asıl duyduğum acı, burada sizi sanki bir kesim göndermiş gibi
gösterilmesi. Malum şahsın açıklamasıyla orada ölenlerin şehit olmadığı iddiası
da beni çok üzdü. Tek avuntusu, “benim babam şehit oldu” demekti bu insanların.
Şehit yakınları, bunun gururunu, tesellisini yaşarken, “İsrail uyarmıştı onları”
dediler. Oysa biz uluslararası sularda vurulduk.
AK
PARTİLİ BİR KAÇ VEKİL HARİÇ, SİYASETÇİLER GAZZE FİLOSU’NA DESTEK VERMEDİ
Seçim arefesinde “Canlı kalkan olarak Gazze’ye gideceğiz”
diyen vekillerimiz var ya, bu gemi yola çıkacağı zaman tüm siyasi partilere
davet gönderildi; “gelin, bir kesimin düşüncesi olarak yola çıkmayalım, hepimiz
gidelim” denildi. Birkaç Ak Partili vekil dışında hiçbir partiden olumlu cevap
gelmedi. Bizim içimizde, Alman, Yunan, Amerikalı vardı, yollarda konvoylar
topladık. Uluslararası bir yolculukken islami bir yolculuk haline getirildi. Oysa
dünya gitti oraya.
MAVİ
MARMARA’NIN FİLMİ YAPILSA OYNAMAM
Mavi
Marmara’nın filmi yapılırsa oynamak ister misiniz?
Hayır oynamam, ajite etmiş olurum. O teklif geldi.
Tiyatrosu da yapıldı hatta. Manevi olarak, maddi olarak destek olurum, projenin
içinde danışman bile olurum. Oyuncu olarak yaşadığınız bir olayın rolünü
oynamak kendi adıma o durumu sömürmek olur. Mavi Marmara’nın filmi yapılmalı
bence. Korhan Yurtsever yapmayı düşündü, kendisi sağlam adamdır. Siyasi
çevrelerden de bu filmin yapılması istenmedi. Siyaset bizim tahminimizden öte
şeyler yaptırır insanlara. Şimdi yapılması isteniyor bu filmin ama çok geç
bence. Bu büyük tarihi olay, Amerika’nın başına gelseydi, kanırtarak kaç defa
filmini yaparlardı.
BİZE
HÜKUMETE YAKIN DERLER AMA TRT’DE BİLE İŞ BULAMADIM
Mavi
Marmara’dan sonra kişisel hayatınızda neler oldu?
Somut olarak kendi çevremden bile şüpheli davranışlar,
bakışlar gördüm. İşsiz kaldım, TRT’den bile iş bulamadım. Bize hükümete yakın
derler, madem yandaşız; TRT’de bir sürü dizi vardı ama ben işsiz kaldım. Bu zorlu
süreçte kendinize güveninizi kaybediyorsunuz. Artık; “ bu olanlar siyasi değil
galiba, yoksa ben kötü oyuncu muyum?” demeye başlıyorsunuz. Ama sonra selamet, nasip
kapısı açıldı. Sen de Gitme dizisinde oynadım. Güzel bir yapımcımız vardı; Mehmet
Yiğitalp. Sonra kesin gibi görünen birçok proje olmadı. Fikriyatımla alakalı
sıkıntılardı bunlar.
YAŞLANMADAN
VURDULU KIRDILI BİR PROJEDE OYNAMAK İSTERİM
Mesleki
anlamda nihai hedefiniz nedir?
Oyuncu biraz daha hırsı olmalı. Ben hırs sahibi bir
insan değilim. Çok iyi bir sinema filminde oynamak istiyorum. Vurdulu kırdılı
bir projede oynamak, yaşlanmadan hünerlerimi göstermek istiyorum.
DİZİ
PİYASASI EMEK SÖMÜRÜSÜNE DAYALI
Dizi
sektörünü nasıl görüyorsunuz?
İçler acısı. İyiye
gidiş olduğuna inanmıyorum, hala piyasa emek sömürüsüne dayalı. Set ekibi oyunculardan
daha fazla sömürülüyor. Sağlıklı çalışamıyorsunuz. 120 dakikalık dizileri 50-60
dakikaya indirmek için yasa çıkması lazım. Biz oyuncular da bu şartlarda
çalışmayı mecburen kabul ediyoruz, ne yapalım, aç kalırız yoksa.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Hiç yorum yok
Yorum Gönder