Writen by
birhabersin
Çarşamba, Şubat 11, 2015
-
0
Comments
Halk arasında sarı nokta denen, tıbbi adı ”makula dejenerasyonu”
olan sarı nokta hastalığı, özellikle 50 yaşından sonra görülüyor. Sigara
tüketimi ise sarı nokta hastalığının gelişimini ve ilerlemesini tetikliyor. Dünyagöz Altunizade’den Prof.
Dr. Hamdi Er, sarı nokta hastalığında sigara kullanımının göz sağlığına
etkilerini paylaşarak, sigaranın zararlarına dikkat çekiyor.
Yediklerimizden içtiklerimize,
soluduğumuz havadan yaşadığımız atmosfere kadar pek çok etken göz sağlığımızı tehdit
ediyor. 50 yaşından sonra ortaya çıkan sarı nokta hastalığında ise sigara
kullanımı hastalığın oluşumunda ciddi bir risk oluşturuyor. Dünyagöz Altunizade’den Prof. Dr. Hamdi Er
genetik miras ve genleri kompleman faktörü içeren kişilerin sigara kullanmaması
gerektiğini belirterek, sigaranın sarı nokta hastalığı riskini 2-4 kat
artırdığını söylüyor.
Sigara retinayı
koruyan antioksidanları azaltıyor
Dünyada yaklaşık 30 milyon kişinin sarı
nokta hastası olduğu tahmin ediliyor. Son yıllarda hastalığın görülme
sıklığında artış olduğunu b
Sigarayı
bırakmak hastalık riskini azaltıyor
Sigarayı bırakmanın sarı nokta
hastalığına yakalanma riskini önemli ölçüde azalttığını belirten Prof. Dr. Hamdi
Er, sigarayı bırakan kişilerin belli bir süre sonra sigara kullanmayanlarla
aynı düzeye geldiğini ve hastalığın gelişme riskini azalttığını ifade ediyor.
İki tip sarı
nokta hastalığı bulunuyor
Sarı nokta hastalığının yaşam
kalitesini düşürerek kişiyi sosyal yaşantıdan uzaklaştırabileceğini belirten
Prof. Dr. Hamdi Er hastalığın kuru ve yaş olmak üzere iki tipi olduğunu
söylüyor. Hastaların yüzde 10’unu oluşturan yaş
tipinin görme kaybının yüzde 90’ına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Hamdi Er hastalığın
daha yavaş ilerleyen kuru tipinin henüz bilinen tam bir tedavisi olmadığını
söylerken, vitamin, mineral, lutelin, balık yağı ve antioksidanların hastalığın
ilerlemesini azaltma da ciddi etkileri olduğunun altını çiziyor.
Hastalığının yaş tipinde ise göz içine yapılan
enjeksiyon tedavilerinin uygulandığını ve yakın takibinin öneminin altını çizen
Prof. Dr. Hamdi Er “Yeni damar oluşumunu tetikleyen nedenleri uzun süre
baskılamak için ayda bir enjeksiyonu tekrarlamak gerekiyor. Hastalığın nüks etme
riski olduğu için yakın takip oldukça önemli. “ diyor. Sınırlı vakalarda
fotodinamik tedavi yöntemine de başvurduklarını belirten Prof. Dr. Hamdi Er, fotodinamik
tedavinin ilaçla birlikte yapılan bir lazer tedavisi olduğunu ve amacın
hastalık nedeniyle yeni oluşan damarları tıkamak olduğunu sözlerine ekliyor.

Hiç yorum yok
Yorum Gönder