Writen by
birhabersin
Çarşamba, Şubat 11, 2015
-
0
Comments
Mutlu bir ilişkinin tam formülü henüz bulunmasa da
kötü sona yaklaştıran hal ve davranışların hangileri olduğu biliniyor. Uzmanlar,
çiftlerin kavgalarının 10 dakikasını izleyerek ilişkinin nereye varacağını
tahmin edebiliyor. Peki, bir çifti kötü sona yaklaştıran hal ve davranışlar
nedir? DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog, Çift ve Aile
Terapisti İnci Canoğulları, ilişkilerdeki 10 kusurlu hareketi anlattı…
Mutlu ve sağlam temeller üzerine kurulan
bir ilişki herkesin hayali. Ancak bu hayale sahip olmak için sadece mükemmel
eşi bulmak yetmiyor. Kişinin ilişkisini mükemmelleştirmesi için çuvaldızı
kendisine de batırması gerekiyor. Öyle ki çiftler arasındaki bir tartışmanın
sadece 10 dakikasına bakarak nasıl biteceği anlaşılabiliyor. DBE Davranış
Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog, Çift ve Aile Terapisti İnci
Canoğulları, mutlu bir ilişki için yapılan hataları ve doğruları
belirlemenin aslında zor olmadığını ilişkiler üzerine uzun yıllar araştırmalar
yapmış Gottman örneği üzerinden anlatıyor.
Canoğulları, “Mutlu bir ilişki için yapılması ve yapılmaması gerekenler
her zaman ilgimizi çeken bir konu olmuştur. Çünkü hepimiz ilişkilerimizde mutlu
olmayı, bunu da mümkün olan en kolay şekilde sağlamayı isteriz. Bu konularda
uzun yıllar çalışmış biri olan Gottman, ilişki laboratuvarında yaptığı
araştırmalarında tartışan bir çiftin videosunun 10 dakikasını gözlemleyerek
boşanıp boşanmayacaklarını yüzde 91 oranında doğru tahmin edebildiğini
söylemektedir” diyor.
İlişkinin sonucuna yönelik tüyoların, Gottman’ın belirlediği, ilişkilere
zarar veren yanlışların içinde en yıpratıcı olan ve “Mahşerin Dört Atlısı”
olarak isimlendirilen hatalara bakarak anlaşılabileceğini anlatan Canoğulları,
“Suçlama bunlardan ilkidir.
“Sen her zaman...” ya da “Sen hiçbir zaman…” diye başlayan cümleler şikâyet
değil suçlama içerir. Suçlama doğal olarak savunmayı doğurur. Eşinizi suçlamaya
başladığınızda o da kendisini savunmaya başlayacaktır. Yapılan diğer bir hata
da aşağılama ya da hor görmedir.
Tartışmalar sırasında karşımızdaki kişiyle dalga geçme, alay etme, küçük
düşürme gibi sözler ve bazı yüz mimikleri de durumu daha da kötüleştirmektedir.
Aşağılandığını, küçük düşürüldüğünü düşünen taraf için problemle ilgili
konuşmak ve çözüm aramak imkânsız hale gelir. Mutlu evliliklerde aşağılama, hor
görme miktarı neredeyse sıfırdır” diyor.
Mutlu bir evlilik için bunlara dikkat!
Herhangi bir saldırıya maruz kaldığında kişinin kendini savunmaya başladığını, bu durumun
kişinin yaptığı hatayı kabul etmemesine yol açtığı gibi karşısındaki kişiyi de
suçladığını anlatan Canoğulları, “Bu durumda eşlerden biri, daha çok dinleyici
olur, iletişimi keser ve bir duvar
örer. Çoğunlukla da ortamı terk eder. Karşımızdaki kişiyi gerçekten
dinlediğimizde bunu beden dilimizle, yüz ifadelerimizle ve verdiğimiz
tepkilerle belli ederiz. Ancak duvar ören taraf bunlardan hiçbirini yapmaz.
Gottman’a göre erkekler bunu kadınlardan daha fazla yapıyor ve oran yüzde 85.
Bu yüzden Gottman diyor ki; bunu bir kadın yaptığında bu gerçekten boşanmanın
habercisi olabilir. Erkek duvar ördüğünde bu durum kadın için çok üzücü oluyor
ve konuyu uzatma eğilimlerini arttırıyor. Dolayısıyla erkek için bu konuyu
bitirme adına yapılan bir davranış olsa da sonuçta tam tersine hizmet ediyor”.
Ancak kötü sona yaklaşan ilişkilerin
sinyalleri sadece böyle belli olmuyor. DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden
Uzman Psikolog, Çift ve Aile Terapisti İnci Canoğulları, ilişkiyi zora sokan diğer kusurlu hareketleri söyle sıralıyor;
Tartışmalara Sert Başlamak:
“Neden sürekli öfkelisin? Çok kırıcısın. Her zaman bunu yapıyorsun.” gibi
cümlelerle başladığınızda bu, çok da iyi bir sonuç alınamayacağının göstergesi
olabilir. Gottman, tartışmanın ilk on dakikasının devamını belirlemek için
yeterli bir süre olduğunu söylemektedir. Dolayısı ile bir tartışmanın ilk 10 dakikasına
bakarak, o tartışmanın (evliliğin) nasıl biteceğini kestirmek mümkün.
İlişkide Skor Tutmak:
Bu geçmişte yapılan hataları bulup bunları ortaya çıkarmak ve karşımızdaki
kişiyi bunları yaptığı için sürekli olarak suçlamaya devam etmektir. Kavga
konusu ne olursa olsun bunlar her kavgada çıkarılır ve ortaya dökülür.
Karşılıklı hale geldiğinde taraflar geçmiş yıllar içinde kim daha çok hata
yapmış bunları o kişinin hanesine işlerler. Bu durum zamanla ilişkide kişinin
kendi haklılığını ortaya koymak için başvurduğu bir yol olur. Ne yazık ki,
sorunu çözmediği gibi kişilerin geçmişteki hatalarından dolayı hissettikleri
suçluluk ve öfke duygularını harekete geçirir.
İmada Bulunmak ve Diğer Pasif - Agresif Hareketler:
Eşlerden birinin isteğini ya da düşüncesini açıkça söylemek yerine yön
göstererek diğerinin bunu kendi kendine anlamasını sağlamaya çalışması anlamına
gelir. Bu durum, kişilerin açık bir şekilde düşüncelerini ifade etmekte
kendilerini rahat hissetmediklerini gösterir.
İlişkiyi Bir Rehine Gibi Kullanmak:
“Bu sıralar bana karşı biraz soğuk davrandığını hissediyorum” demek yerine,
“Bana soğuk davranan bir kişi ile ilişkiyi sürdüremem” demek arasında fark vardır.
Bu üslup gereksiz yere çok fazla drama
yaratır ve bağlılığın sorgulandığı bir krize dönüşür. Kişiler, ilişkilerinde
yaşadıkları sorunları ya da olumsuz düşünceleri rahatça ifade edebileceklerini
bilmeliler, aksi takdirde gerçek duygular ve düşünceler ifade edilemediğinde
güvensizlik ve manipülasyon devreye girer.
Sevgi Kaynaklı Kıskançlık:
Bu durum zamanla öfkeye dönüşüp karşınızdaki kişinin
davranışlarını kontrol
etmeye kadar gittiğinde eşinizin e-mail şifresini çözmeye çalışma ve hesabına
girme, duşta iken telefon mesajlarını okuma ve hatta dışarıda takip etme ve
beklemediği bir anda ortaya çıkma gibi davranışlara sebebiyet verebilir. Bazı
insanların bunu bir sevgi göstergesi olarak sunmaları ve eşleri kıskançlık
yapmadığında sevilmediklerini düşünmeleri sıklıkla rastlanılan bir durumdur. Bu
tarz davranışlar, kişinin kendiyle ilgili değersizlik duygularına dair
göstergeler olabilir. Bireyin kendiyle yüzleşmesi gerekir. Aksi takdirde eşi, kişiden
uzaklaşacaktır.
İlişki Problemlerini Satın Alınan Çözümlerle Çözmeye
Çalışmak: İlişkinizde herhangi bir problem yaşadığınızda bunu
konuşmak yerine alışveriş yapmak ve bir yerlere seyahate gitmek ve bunların
sonucunda da iyi şeyler hissediyor olmak, sorunları çözmek yerine sadece üstünü
kapattığınızı gösterir. Bu, sadece sorunları halının altına süpürmektir.
.jpg)


Hiç yorum yok
Yorum Gönder